(506 S. K. m. 26)
DAVA ve Karar: Davalının temyiz itirazlarına gelince; dava 20.08.1999 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir. Bu madde gereğince işverenin sorumlu tutulabilmesi için iş kazasında kusurunun saptanmış olması gerekmektedir. Mahkeme, işvereni %20 oranında kusurlu kabul eden bilirkişi raporuna dayanarak istemi hüküm altına almış ise de; bu kabul dosya içeriğiyle örtüşmemektedir. Davalıya ait narenciye bahçesinde kahya ve sulama sorumlusu olarak çalışan sigortalı, serinlemek amacıyla su biriktirme ve sulama havuzuna girmiş ve ölmüştür. Yapılan otopsi tutanağında, sigortalının havuza basamaklardan inebileceği gibi aniden atlamış da olabileceği, soğukluğun verdiği şoktan dolayı kasılarak ve su yutmuş olabileceği ve kesin ölüm sebebinin suda boğulma sonucu asfiksi olduğu yazılmıştır. Bu rapordan sonra olayda bir başka kişinin kusuru ya da kastı belirlenemediği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yapılan soruşturma sonunda da, kazada işverenin veya 3. kişilerin kastının ve kusurunun olmadığı belirlenerek hak sahiplerine gerekli yardımlar yapılmıştır. Bu yardımlar nedeniyle açılan işbu davanın yargılaması sırasında ise, Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, bulgular saptanıp kanıtlar değerlendirildikten sonra sonuç olarak meydana gelen ölüm ile işverenin eylemi arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığı ve tek kusurlu kişinin ölen sigortalı olduğu belirtilmiştir. Dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre 55 metre uzunluğunda, 23 metre genişliğinde ve 4,5 metre derinliğinde olan havuzda, kaza günü 122 cm yükseklikte su bulunmaktadır. İşveren tarafından havuzun kenarına duvar yaptırılmış, emniyet duvarının üstüne tel örgü çektirilmiştir. Tel örgünün kapısı kapalı tutulmakla, su vermek için dışarıda vana bulunmakta ve havuza girmeye gerek kalmamaktadır. Ölen sigortalı yüzme bilmektedir ve kapıdan değil tel örgü üzerinden atlayarak havuza girmiştir. 30 yaşındadır ve yaklaşık 5 aydır bu işi yapmaktadır. Ayrıca çalışan işçiler zaman zaman işveren tarafından uyarılmış ve havuza girmemeleri de istenmiştir. Belirlenen bu maddi olgulara göre, meydana gelen kazada işverene yüklenebilecek bir kusur yoktur. Kusursuz işverenin 26. maddeye göre sorumluluğu da olamayacağından; yanılgılı değerlendirme sonucu işvereni %20 oranında kusurlu bulan İş Müfettişinin değerlendirmesi ile ikinci bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy