(1479 S. K. m. 20, Ek. Geç. m. 13, 16) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalı Kuruma kayıtlı olduğu dönemden önceki Vergi Dairesine kayıtlı olduğu dönemlerin hizmet süresi olarak tespitine ve Bağ-Kur'a kaydının yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde vergiye kayıtlı olduğu 01.01.1976 ile Bağ-Kur sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olan 20.04.1982 tarihleri arasındaki dönemin sigortalılık süresi olarak tespitine karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hukuki nitelikçe, davacının Bağ-Kur'a tabi zorunlu sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1976 olduğundan bahisle 01.01.1976-20.04.1982 döneminin 1479 s. Yasaya tabi zorunlu sigortalılık süresi olarak tespiti istemine ilişkindir.
2654 s. Yasanın 13. maddesi ile 1479 s. Yasaya eklenen ek geçici 13. maddenin 1.fıkrası hükmüne göre; 1479 s. Yasa ve aynı Kanunda değişiklik yapan Kanunlar kapsamında sigortalılık niteliği taşıdıkları durumda bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri, 2654 s. Yasanın yürürlüğe girdiği 20.04.1982 gününde başlayacaktır. Bu yönde; 20.04.1982 tarihi öncesine ait olarak 1479 s. Kanunda 506 s. Yasanın 79/10 maddesine koşut geçmiş sigortalı hizmetin tespitine yönelik bir düzenleme de mevcut bulunmamaktadır.
Somut olayda da; uyuşmazlık konusu 01.01.1976-20.04.1982 döneminde vergi kaydı bulunan davacının; 20.04.1982 tarihi itibariyle Bağ-Kur'a kayıt ve tescili, 20.04.1982 gününden sonra 20.01.1983 gününde Kurumca resen yapılmıştır.
Hal böyle olunca da, davacının 1479 s. Yasa kapsamında her türlü hak ve mükellefiyetinin bu bağlamda zorunlu sigortalılığının 2654 s. Yasanın yürürlüğe girdiği 20.04.1982 gününde başlatılması gereği açıktır.
Ne var ki, anılan ek geçici 13. maddenin 2 ve devamındaki fıkralarında; sigortalı olarak kayıt ve tescili bulunmak kaydıyla vergi dairesine bağlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalılara belgeledikleri süreyi borçlanma hakkı tanınmıştır. Bu durumda, davacının; bu borçlanma hakkından yararlanmak üzere, 1479 s. Yasaya önce 2654 s. Kanunla eklenen ek geçici 13. madde de, sonra 3165 s. Kanunla eklenen ek geçici 16. maddede öngörülen kanuni süre içinde Kurumdan istemi olup olmadığı ya da bu yönde istemi bulunmasa dahi, belirtilen kanuni süreler içerisinde, uyuşmazlık konusu döneme ait olarak, borçlanma iradesi yerine geçtiğinin kabulünü gerektirecek şekilde prim ödemesinde bulunup bulunmadığı, yeterince ve gereğince araştırılıp irdelenmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; 1479 s. Yasanın 20/d maddesi hükmü uyarınca harçtan bağışık bulunmasına rağmen davalı Kurumun yargılama giderleri kapsamından harçla sorumlu tutulması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 28.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy