(4958 S. K. m. 3, 4, 5)
Davacı, borçlanmasının geçerli olduğunun kabulü ile, 2002 Haziran ayından itibaren emekli aylığı bağlanmasına ve doğacak zarar nedeniyle gecikme faizinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacı, 01.01.1972-31.12.1987 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen hizmetlerini 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanabilmesi için 14.03.2001 tarihli başvurusunun; borçlanmanın, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin geçirildiği gerekçesiyle reddine dair Kurum işleminin iptali ile borçlanmasının mümkün olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece; Anayasa Mahkemesi'nce, 3201 sayılı Kanun'un borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3. maddesinin iptal edildiği 12.12.2002 tarihinden geçerli olmak üzere borçlanma talebinin kabulü gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; Kurumun, davacının borçlanma talebini reddetme sebebi, Mahkemenin kısmen kabul gerekçesinde belirtildiği gibi yurda kesin dönüş yapılmamış olması değil, borçlanmanın; yurda kesin dönüş tarihinden itibaren 3. maddede yazılı 2 yıllık süre geçirildikten sonra yapılmış olmasıdır.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesi, 06.08.2003 gün ve 25191 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 56. maddesi ile değiştirilerek, borçlanmanın; yurda kesin dönüş yapıldıktan sonra 2 yıl içinde yapılması gerektiğine dair zorunluluk kaldırıldığından yasa gereğince yapılan borçlanma başvurularının, anılan yasanın 4 ve 5. maddeleri çerçevesinde işlem yapılmak üzere kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle borçlanmanın kabulü gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, Anayasa Mahkemesi'nin borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3. maddesinin iptal tarihinden geçerli olmak üzere borçlanmanın geçerliliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hükmün gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının 1. bendinin borçlanmanın geçerliliğine ilişkin ilk cümlesinin silinerek, yerine Davanın, borçlanmanın geçerliliğine ilişkin bölümünün kabulü ile; 3201 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 3. maddesi uyarınca, davacının borçlanma isteminin; anılan yasanın 4 ve 5. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmek üzere kabulü gerektiğinin TESPİTİNE sözlerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 05.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy