(1479 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına alınmıştır. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A.E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. 3. şahsın sorumluluğuna gidilebilmesi için suç sayılır hareketinin varlığı gerekir. Ölüm olayında dikkatsiz ve tedbirsizlikle ölüme sebebiyet veren sürücü S.D.'nin suç sayılır eylemi mevcut ise de, davalı anonim şirketin suç sayılır eylemi söz konusu değildir. Bu nedenle şirket, ancak sürücü S.'nin kusur oranına göre işleten sıfatıyla sorumlu olur. Mahkemenin buna aykırı olarak şirkete ayrıca kusur izafe eden bilirkişi raporuna dayanarak, davalılar aleyhine fazla tazminat miktarına hükmetmesi isabetsizdir.
Ayrıca 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine dayanan davalarda, tavan hesabı yapılmaması, kurumca bağlanan ilk aylığın peşin değerli toplamına kusur uygulanarak bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken, gerçek zarar hesabı yapılması, usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yeniden kusur incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy