(1479 S. K. m. 35, 79)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 35. maddesidir. Dairemizin 03.10.2003 tarihli bozma ilamında; 1946 doğumlu olan davacının 03.01.2002 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, dosyada mevcut hesap ekstresine göre 29.03.2001 tarihi itibarıyla prim borcunun bulunmadığı, tahsis talep tarihinde prim borcunun olmaması halinde 01.02.2002 tarihi itibarıyla, aksi taktirde prim borcunu yatırdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiği belirtilerek, davanın reddine dair Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve vergi kaydının sona erdiği 26.02.1987 tarihinden sonraki prim ödemelerine göre davacının 1479 sayılı Kanunun 79. maddesi çerçevesinde isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkeme, prim borcunun bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapmaksızın dosya kapsamına göre, en son prim ödeme tarihinin 03.05.2001 tarihi olduğunu ve tahsis talep tarihi itibarıyla prim borcunun bulunmadığını gerekçe göstererek, bozma doğrultusunda ve 01.02.2002 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.
Mahkemece, hükme dayanak kılınan 24.03.2003 tarihli bilirkişi raporunun ( a ) ve ( b ) bentlerine göre, tahsise esas anılan isteğe bağlı sigortalılık süresi 26.02.1987 ile tahsis talebinde bulunan 12.11.2001 tarihleri arasında 14 yıl 8 ay 16 gün olarak kabul edilmiş ve daha önceki zorunlu sigortalılık durumu da gözetilerek 12.11.2001 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanunun 35. maddesinde öngörülen 15 yıllık sigortalılık süresinin ve 55 yaş şartının gerçekleştiği belirtilerek, 12.11.2001 tarihli emeklilik istemine ilişkin dilekçenin Kuruma intikal ettiği 03.01.2002 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2002 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığına hak kazanılacağı mütalaa edilmiştir.
Dosyada mevcut ekstrelerden 03.01.2002 tarihli tahsis talep tarihini kapsayacak şekilde tek ekstre 21.11.2002 tarihli olup davacının en son prim ödemesi Mahkeme kabulünde belirtildiği şekilde 03.05.2001 tarihlidir. Ayrıca bahse konu ekstreye ekli 25.11.2002 tarihli Kurum yazısında, davacının 31.12.2001 tarihi itibarıyla prim borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Yine ekstrenin tetkikinden 31.12.2001 tarihi itibarıyla prim borcunun bulunmadığı, aksine 2.029.356.626 lira fazla ödemesinin olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bahse konu ekstrede 1.5.1985 tescil tarihi ile borç durumunun düzenlendiği 31.12.2001 tarihi arasındaki süre 16 yıl 7 ay 30 gün olmasına rağmen, terk tarihleri çerçevesinde hizmet süresinin 4 yıl 8 ay 29 gün olarak gösterildiği, dolayısıyla 31.12.2001 tarihi itibarıyla borcun olmadığına dair ekstre muhtevası ile aynı yöndeki Kurum yazısının esasen 4 yıl 8 ay 29 günlük hizmete ilişkin bulunduğu, dolayısıyla fazla ödeme miktarının tahsise esas tüm isteğe bağlı sürenin prim karşılığı olup olmadığı hususunda açıklık taşımadığı görülmektedir.
Öte yandan 1479 sayılı Kanunun 35/a maddesinde, talepte bulunulan tarihte prim ve her türlü borçların ödenmiş olması bir tahsis şartı olarak öngörülmüştür. Somut olayda tahsis talep tarihi 03.01.2002 olarak kabul edildiğine göre, bu tarih itibarıyla ve yukarıda açıklanan hususlar ışığında davacının, prim ve her türlü borcunun ödenip ödenmediği hususunun Kurumdan sorulup açıklığa kavuşturulması hem yasal bir zorunluluk hem de hükmüne uyulan bozma ilamının bir gereği olup, aksi yöndeki Mahkeme işleminde isabet bulunmamaktadır.
O halde, davalı Kurumun bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmü yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy