(1479 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 73)
Davacı, 06.12.1991 - 14.03.1992, 15.03.1992 - 31.12.1998 tarihleri arasında geçen çalışmalarının geçerli olduğunun tespiti ile 31.12.1998 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 06.12.1991 - 14.03.1992 tarihleri arasında davalı işveren yanında, 15.03.1992 - 30.12.1998 tarihleri arasında ise dava dışı başka işverenler yanında sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiş mahkeme ise talebi aynen kabul etmiştir.
Verilen hükmün eksik incelemeye dayandığı anlaşılmaktadır.
Zira, 01.03.1992 - 15.03.1992 arasında davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır. Aynı tarihler arasında bir kişinin iki ayrı Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında sigortalı olması mümkün bulunmadığına göre mahkemenin çakışan bu süre yönünden hangi sigortalılığa üstünlük tanıması gerektiğini tartışma konusu yapması ve sonucuna göre çakışan sigortalılardan birine üstünlük tanınması gerekir.
Diğer yandan 15.03.1992 - 30.12.1998 tarihleri arasında kalan dönemde davacının geçerliliğine karar verilmesini istediği çalışmaların dava dışı işverenlere ait işyerlerinde geçtiği, bu nedenle öncelikle bu işverenlere husumet yöneltilerek davaya iştiraklerinin sağlanması ve yargılamaya devamla varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Keza bu dönemde (15.03.1992 - 30.12.1998) çakışır şekilde davacının 01.05.1992 den başlayan vergi kaydına istinaden Bağımsız çalışmasının ve Bağ-Kur kayıtlarına istinaden Bağımsız çalışmasının ve Bağ-Kur kayıtlarına göre geçerli bir sigortalılığının bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu husus Bağ-Kur'unda hak alanını ilgilendirdiğinden Bağ-Kur davaya dahil edilmesi mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yapmaksızın eksik inceleme de yukarıdaki şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri içeren temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy