(506 S. K. m. 130) (4857 S. K. m. 92)
Dava: Davacı, sigorta müfettişleri tarafından tanzim edilen 12.06.2003 tarih ve Cilt No:18200 Sıra No:45984 No'lu tutanağın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava; 12.06.2003 tarihli yerel denetim tutanağının gerçeği yansıtmadığından bahisle iptaline ilişkin olup, mahkemece; davanın kabulü ile tutanağın iptaline karar verilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 130. maddesi hükmüne göre Kurum müfettişi tarafından usulünce düzenlenmiş tutanaklar, aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Anılan maddede 25.08.1999 tarih ve 4447 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikle de sigorta müfettişlerinin bu kanunun uygulanması bakımından İş Kanununda belirtilen teftiş, kontrol ve denetleme yetkisini haiz bulundukları öngörülerek bu yönde 4857 sayılı İş Kanununun 92/son maddesine yollamada bulunulmakla, geçerli biçimde düzenlenen tutanak aksinin eşdeğerde delillerle ispatlanması gereğine ilişkin ilke aynen muhafaza edilmiştir.
506 Sayılı Yasanın 130, 4857 Sayılı İş Yasasının 92/son maddeleri gereğince teftişe yetkili memurlarca düzenlenen İşyeri Durum Tespit Tutanakları aksi sabit oluncaya kadar muteber belgeler olup, uyuşmazlığa konu tutanağın aksinin ancak doğruluğundan şüphe duyulmayacak nitelikte yazılı belgelerle ispatlanmasının mümkün bulunması karşısında, mahkemece; tutanağın tanziminde işverenin hazır bulunmaması gerçeği de gözetilmek suretiyle, hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı iddia edilen Serap Keleş'in okula devam durumu ve okula devam zorunluluğu olup olmadığı, Serap Keleş'in almakta olduğu dersler ve saatleri ayrıntılı şekilde araştırılmaksızın öğrenim belgesi ile yetinilmesi sonucu eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy