(506 S. K. m. 26) (4857 S. K. m. 77)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme Hamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verildi.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 17.05.1998 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalı Ş.S'ye kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan maddeye göre işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almayan işveren, kuruma karşı sorumludur. Zararlandırıcı olay neticesinde sigortalı tarafından davalı işveren aleyhine açılan ve kesinleşen İstanbul 4. İş Mahkemesi'nin 2000/387 Esas - 2001/666 Karar sayılı tazminat davasında hükme esas alınan kusur raporunda her ne kadar % 100 kaçınılmazlık olduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu rapor içeriği itibariyle işbu davada bağlayıcı değildir. Zira kaçınılmazlıktan söz edebilmek için işveren işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ile teknolojinin gerektirdiği bütün tedbirleri almış olmasına rağmen beklenmedik ve önlenemez nedenlerle iş kazasının meydana gelmiş olması gerekir. Oysa, kazanın oluş şekli dikkate alındığında kumaşın mile sarılmamasından kaynaklanan aksaklığın giderilmesi için sigortalının müdahalede bulunduğu anlaşılmaktadır. Şayet kumaş sarma işlemi uygun şekilde yapılmış olsaydı sigortalı buna müdahale etmeyebilir ve böyle bir kaza da meydana gelmeyebilirdi. Olayın oluşuna uygun bulunmayan ve hüküm kurmaya yeterli olmayan, olayda % 100 kaçınılmazlığın bulunduğunun kabulüne dair kusur raporu ile hüküm kurulmuş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy