(1086 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, sigorta sicil kaydında hatalı yazılan isminin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı SSK kayıtlarında Mehmet olarak görünen adının nüfus kayıtları esas alınmak suretiyle Mahmut olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece; Dairemizin 21.05.2002 tarih 2002/4246 Esas 2002/4766 Karar sayılı ilamı uyarınca yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında ölen davacının mirasçılarının davaya devam etmeleri karşısında davacı mirasçıların karar başlığında gösterilmemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 80. madde kapsamında maddi hata olup mahkemesince düzeltilmesinin her zaman için mümkün bulunması itibariyle bozma nedeni sayılmamıştır.
Ne var ki; Dairemizin 21.05.2002 tarih 2002/4246 Esas 2002/4766 Karar sayılı bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Anılan ilamda açıkça öngörülmesine rağmen zabıta marifetiyle ve tanıkların ayrıntılı sorgulamaları yapılarak kurum kayıtlarında geçen isimde davacının kardeşi olup olmadığı, kardeşi var ise kayıtlarda geçen çalışmanın kime ait olduğu hususunun araştırılmaması, kayıtlardaki işverenlerin gerekirse resen saptanmak suretiyle tanık sıfatıyla dinlenmek yerine davacıyı Kuruma nüfus kaydına uygun olarak bildiren tek işverenin tanık olarak dinlenmesi ile yetinilmesi, Kurum kayıtlarında adları bulunan; Ahmet oğlu 1945 doğumlu, Ali oğlu 1946 doğumlu, Ahmet oğlu 1977 doğumlu ve Ahmet oğlu 1933 doğumlu kişilerin nüfus kaydının celbi ile bu şahısların varlıklarının saptanması halinde usulünce tanık olarak dinlenmeleri suretiyle adları altında kayıtlı ve davacıya ait olduğu iddia edilen çalışmaların kime ait olduğu, Kurumda bu şahıslara ait başka sicil dosyaları bulunup bulunmadığı, davacı ile ilişkileri açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy