(506 S. K. m. 60/G, Geç. m. 54)
Dava: Davacı, 01.02.1987 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 10.01.1973 doğumlu davacının 334780.34.09 sayılı D Peçete unvanlı işyerinde 01.02.1987 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının ve bu çalışmanın; sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup davacının kimlik bilgilerinin açıkça yazılı bulunduğu fotoğraflı işe giriş bildirgesinin 18.02.1987 tarihinde 160886 sayı ile Kuruma intikal ettirilmiş ve bu işe giriş bildirgesi uyarınca Kurum sigortalısı olarak tescil edilen davacının sonraki çalışmalarında bu ilk sigorta sicil numarası ile çalışmasını sürdürmüş olmasına, davacının çalışmasını bilebilecek durumdaki tanık anlatımına göre davacının 01.02.1987 tarihinde 334780.34.09 sayılı işyerinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının kabulünün doğal bulunmasına, 506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde, "bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmünün öngörülmesine, yasadaki "malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar" sözcüklerinin sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekmesine, aynı Yasanın Geçici 54. maddesi kapsamında, 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan davacının sigortalılık başlangıcının; 18 yaşın ikmal edildiği tarih olarak hükmün infazı sırasında, Sosyal Sigortalar Kurumunca gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre, davacının sigortalılık başlangıcının 10.01.1991 olarak tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu bozmaya yanlış anlam verilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye M. Zafer Erdoğan'ın muhalefetine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üyeler; Sami Koçak, Süleyman Caner ve Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 21.10.2004 gününde karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY :
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 60 ve 79 maddeleridir. Davacı işe başlama tarihinin 01.02.1987 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkeme ise ilk kararında davayı talep gibi aynen kabul etmiş, davalı Kurumun temyizi üzerine karar Dairemizce "Davacının 10.01.1973 doğumlu olduğu gözetildiğinde 01.02.1987 tarihinin uzun vadeli sigortalı kollarından olan yaşlılık sigortası yönünden başlangıç alınmasına yol açacak biçimde hüküm kurulması" yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur.
Kurum lehine verilen bu karar usul hukukuna göre, Kurum açısından usulü kazanılmış hak durumunu oluşturur. İlk bozma kararında 506 sayılı Kanunun 60/G maddesine dayanılarak 18 yaştan önceki sigortalı primlerin prim ödeme gün sayısına dahil edilebileceği hususuna değinilerek hüküm bozulduğu halde bu defa önceki bozma kararıyla çelişir ve usulü kazanılmış hakkı ihlal eder şekilde karar verilmiş olması yerinde değildir.
Ayrıca 506 sayılı Kanunun 60 maddesinin ( G ) bendi hükmünün açık ifadesine göre 18 yaşından önce sigortalı olanların sigortalılık süresi sigortalılık halinin 18 yaşın doldurulduğu tarihe kadar devam etmesi halinde bu tarihte başlar. 18 yaştan önce bir süre sigortalı olup bilahare yani 18 yaşın dolmasından sonra tekrar sigortalılığı başlayan kimsenin sigortalılık başlangıç tarihi bu ikinci çalışmanın başlangıç tarihidir. Mesela 16 yaşında 20 gün sigortalı olarak çalışıp bilahare çalışmasına ara veren bir sigortalı 22 yaşında tekrar sigortalı olarak çalışmaya başlamış olsa, sigortalılık başlangıç tarihi 22 yaşında iken çalışmaya başladığı tarihtir.
Sayın çoğunluk yasal kurala aykırı olarak 18 yaşından önceki 20 günlük çalışmanın başlangıcını, kişi 18 yaşını doldurduğu tarihte çalışmaya başlamış gibi kabul etmektedir. Bu kabul, Dairemizin bu güne kadarki içtihatlarıyla da açıkça çelişmektedir.
Yasa ve yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre yukarıda verdiğimiz örneği tekrar ele alırsak kişinin sigortalılık başlangıç tarihi 22 yaşındaki çalışmanın başlangıç tarihidir. 60/G maddesi gereğince 18 yaşından önceki 20 günlük çalışma ise sigortalılık başlangıç tarihine etki etmemekle birlikte prim ödeme gün sayısına dahil edilerek değerlendirilecektir.
Açıklanan sebeplerle mahkemenin bozma kararına uyarak vermiş olduğu red kararında herhangi bir isabetsizlik mevcut değildir. Bu nedenle kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy