(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.1992-04.12.2001 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, hukuki nitelikçe davacı sigortalının 01.01.1992-04.12.2001 döneminde davalı işverene ait inşaat işyerlerinde bekçi olarak sürekli çalıştığından bahisle, bu dönemde Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkin olup, yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Mahkemenin 07.11.1993 öncesini redde dair kabulü yerinde ise de, davacının okur yazar olmadığı için ücret bordrolarındaki imzaların hukuki geçerliliği olmadığı, davacının anılan durumunun fırsat bilindiği iddia edilmiştir.
Davacının imzasını taşıyan ücret tediye bordrolarının bir kısmında çalışmaların eksik gösterildiği görülmektedir. Başka bir deyişle mevcut belgelere göre çalışmalar kesintili geçmiştir. Ancak çalışmanın kesintili geçtiğine dair bu karinenin aksi ispat edilebilir.
Mahkemece yapılacak iş öncelikle, davacının imzasını taşıyan ve çalışmaların eksik gösterildiği ücret bordrolarındaki imzaların, davacının imzasını taşıyan başka belgeler ve huzurda alınan imza örnekleri de dikkate alınarak ehil bilirkişi marifetiyle aidiyet incelemesi yaptırılmasıdır. İmzaların davacıya ait olmaması veya ait olsa bile imzalama işleminin iradeyi fesada uğratan hata, hile ve ikraha dayanılarak gerçekleştiğinin her türlü delille saptanması halinde kesintili çalışma karinesinin aksinin ispatlandığı sonucuna varılmalı ve 07.11.1993-04.12.2001 dönemine dair Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy