(506 S. K. 79/10)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 05.11.1987 Haziran/1996 tarihleri arasında geçen ve Kuruma noksan bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hukuki nitelikçe davacı sigortalının 05.10.1987-03.06.1996 döneminde, işveren Salih Top'a ait muhtelif inşaatlardan alınan boya badana işinde sürekli çalıştığından bahisle bu dönemde Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 maddesidir.
Bu tür davalar nitelikçe kamu düzenine ilişkin olup, deliller resen toplanmalıdır.
Somut olayda davacı sigortalının, davalı işverene ait 59336 nolu işyerinden 01.02.1988 günlü ve yine 11009709 nolu işyerinden 05.01.1994 günlü işe giriş bildirimlerinin varlığı, çalışmanın kesintili geçtiğinin karinesini teşkil etmekte olup, aksi eş değerde delillerle ispatlanmalıdır. Davacının bu yönde yazılı herhangi bir delil ibraz edememesi karşısında mahkemenin işyerinde işe başlama tarihini 01.02.1988 olarak alıp 01.02.1988-03.06.1996 döneminde ki çalışmaların işe giriş ve çıkış tarihlerine göre kesintili biçimde geçtiğine ilişkin kabulü yerindedir.
Ne var ki, sigortalının 01.02.1988-25.02.1993, 05.01.1994-03.06.1996 tarihleri arasındaki dönemlerde geçen çalışmaları 1992 yılının 2 ve 3. dönemleri dışında Kuruma aylar itibariyle kısmen bildirilmiştir.
Bu yönde, işverence varlığı ileri sürülen ücret tediye bordroları işyerinden celbedilmeli ve işbu ücret bordrolarından sigortalının imzasını içerenlerin bağlayıcılık değeri imzanın aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenlerle ve inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenlerle sınırlı tutulmalıdır.
Belirtilen sınırlama dışında kalan hizmet süreleri yönünden (1992 yılı 2 ve 3. döneminde Kuruma hiç bildirilmeyen sürelerde dahil) ise; aynı dönemde sigortalı ile birlikte çalışanlar gerekirse resen saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve önceki yargılama aşamasında dinlenmiş tanıkların anlatımları ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre ve herhalde Kuruma bildirilerek primi ödenmiş hizmet süreleri de dışlanmak suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde "davanın reddine" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy