(506 S. K. m. 26, 109)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26/2 maddesi uyarınca üçüncü kişi davalıdan rücuan tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 18.03.2004 tarihli hesap raporunda; sigortalının %33.01'lik sürekli işgöremezlik oranı esas alınmış ise de, ilk olarak %26.2 olarak belirlenen işgöremezlik oranının değişmesine ilişkin kontrol kaydı gereği olarak alınan rapor ve diğer dayanak belgeler celbedilerek incelenmediği gibi, davalı vekili, cevap dilekçesinde ve yargılama sürecinin sonraki aşamalarındaki beyanlarında, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalının verilen istirahat raporlarına aykırı olarak çalışması nedeniyle maluliyet oranının arttığını ileri sürmüş olup, davalı işveren vekilinin bu savunmaları doğrultusunda, 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak, sigortalının tedavisine ilişkin hastane dosyaları tüm içerikleriyle getirtilip, konu hakkında öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan itiraz doğrultusunda rapor alınması, anılan kurul tarafından verilen raporun davacı Kurum açısından bağlayıcı olmasına karşın davalı işverenin bu rapora da itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, itirazı halinde Adli Tıp Kurumu veya tıp fakültelerinin konuya ilişkin anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullardan rapor alınmak suretiyle, uğradığı iş kazasına bağlı olarak sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının kesin biçimde belirlenmesi; ayrıca iddia edildiği gibi kaza sonrası sigortalının istirahat raporlarına aykırı davranıp davranmadığının araştırılarak, bu durumun güç kaybı oranının artmasına neden olup olmadığı, böyle bir etki var ise, bunun iş kazası ile sürekli işgöremezlik durumuna girme konumu arasındaki illiyet bağını kesici nitelikte olup olmadığı yönlerinin araştırılıp irdelenmesi, meslekte kazanma güç kaybı oranı konusunda ortaya çıkacak değişikliğin 506 sayılı kanun 26. madde uyarınca yapılacak dış tavan hesabına; artışa ilişkin raporu takip eden aybaşından itibaren yansıtılması gereklerinin gözetilmemiş olması isabetsizdir.
Kabule göre de; rücu davalarında faize gelirler yönünden onay, masraflar yönünden sarf ve tediye tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında; ödeme günü tebliğ tarihi ile şeklinde hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy