(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davalı S.K. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirket yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıt1ar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkeme, sigortalının açtığı tazminat davasında, davalı şirkete %80 kusur veren raporu esas alarak, 506 sayılı Kanunun 10. maddesi yönünden Kurumun talep edebileceği tavanı %90 kusura göre belirlemek suretiyle, sadece davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı aleyhindeki davanın reddine karar vermiştir. Davalı S.K. kesinleşen tazminat davasında taraf olmadığından, adı geçen davalı yönünden kesinleşmiş bir kusurdan söz edilemeyeceği gibi Borçlar Kanununun 53. maddesine göre hukuk hakimi, ceza davasında kesinleşen maddi olgularla bağlı olup, kusur oranıyla bağlı olmadığından, adı geçenin cezada mahkum olması olayda kusurlu olduğuna ilişkin maddi olgu yönünden hukuk hakimini bağlayıcı ise de, kusur oranı yönünden bağlayıcı değildir.
Olayda davalı S.K. ceza mahkemesinde 3/8 kusura göre mahkum olduğuna göre, adı geçen davalıya bir miktar kusur izafe edilmesi gerekirken, hakkındaki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan halefiyet kuralı gereği tazminat davasında kesinleşen %20 sigortalı kusuru Kurum açısından bağlayıcı olduğu için davalı S. yönünden yapılacak kusur incelemesinde, taktir edilecek kusurun, sorumluluğa ilişkin %80 kusurdan ayrıştırılması gereğinin göz önünde bulundurulması gerçeği tartışmasızdır.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy