(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, fuzulen talep edilen 8.292.709.576 liranın iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, kocası Ali Osman Koç'un 23.05.2002 gününde öldüğünü, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün 30.09.2000 gününde 1.748.614.240 TL. prim ve gecikme zammı borcu bulunduğunu bildirdiğini, bu borcun 30.10.2000 gününde ise 8.292.709.576 liraya çıkarıldığını, fuzulen istenen ve yasaya aykırı olarak hesap edilen 8.292.709.576 liranın iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davacının murisinin 30.09.2000 gününde 880.390.719 lirası prim ve 868.223.521 lirası gecikme zammı olmak üzere toplam 1.748.614.240 TL. borcu bulunduğuna, aksine Kurum işleminin iptal edilmesine karar vermiştir.
Sigortalı Ali Osman Koç'un nakliyecilik işinden dolayı vergi kaydına istinaden 2654 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Yasanın 24/a maddesine göre davalı Bağ-Kur tarafından 20.04.1982 tarihi itibarıyla resen tescili yapılmıştır. Öldüğü tarihe kadar sigortalı olduğu kabul edilmektedir. Ancak, hak sahipleri tarafından ölümünden sonra verilen 17.06.2002 günlü İB formunda; sigortalının vergi kaydının 17.10.1980 gününde başladığı, 05.06.1991 gününde sona erdiği, Bozkır Şoförler ve Nakliyeciler Odası kaydının 01.02.1985-31.05.2002 tarihleri arasında, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydının 15.04.1985 gününden ölümüne kadar devam ettiği görülmektedir. Ayrıca, Bozkır Şoförler ve Nakliyeciler Odasının Mayıs 2002 gününde Bağ-Kur'a yazdığı yazıda; sigortalı Ali Osman Koç'un odalarının üyesi olmasına rağmen vergi terk tarihi olan 05.06.1991 gününden bu güne kadar kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olmadığı bildirilmiştir. Bu kayıtlar nazara alındığında; murisin 2654 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Yasanın 24 üncü maddesi gereğince, 20.04.1982 gününde başlayan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı, vergi kaydının ve bağımsız çalışmasının sona erdiği tarihe kadar devam eder. Gerçekten, vergi kaydının silinmesi, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğine karine oluşturur. Kuşkusuz davalı Kurum, bu karinenin aksini ispat edebilir. Bu durumda, sigortalının vergi kaydının 05.06.1991 gününde silindiği gözetilerek, 20.04.1982 gününden 05.06.1991 gününe kadar zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu taraflar arasında çekişme konusu değildir. Çekişme 05.06.1991 gününden sigortalının öldüğü 23.05.2002 gününe kadar zorunlu sigortalı olup olmadığı konusundadır. Bu tarihler arasında murisin Bozkır Şoförler ve Nakliyeciler Odasında kayıtlı bulunduğu ve Esnaf Sicil kaydının da olduğu nazara alınarak bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Bu araştırma sonucuna göre 20.04.1982 gününden öldüğü tarihe kadar zorunlu sigortalılığının varlığı sabit olursa, davalı Kurumun sigortalı hakkında 4692 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre yaptığı prim hesabı ve çıkardığı borç kanuna uygun bulunduğundan davanın reddine; şayet, murisin vergi kaydının sona erdiği 05.06.1991 gününden sonra zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığı sonucuna ulaşılırsa, 20.04.1982-05.06.1991 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi için 4692 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre, ne kadar prim borcu olduğu (ödemeler de dikkate alınarak) bilirkişiye hesap ettirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 27.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy