(1479 S. K. Ek. m. 11, 12)
Davacı, oğlunun tedavisi için yapılan sağlık harcamalarının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının çocuğu "otoimmun poliendokrinopati" (büyüme hormonu eksiliği) hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü, 28.09.1999 477 sayılı ve 07.11.2000 tarih 610 sayılı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi raporları, Kurum Sağlık Kurulu tarafından uygun görülerek bu dönemlerde büyüme hormonu reçetelerine ödeme yapıldığı halde bu tarihten sonra 13.12.2001 tarih 826 sayılı rapor, Kurum Sağlık Kurulunca incelenmiş ve büyüme hormonu bedelinin ödenmesi uygun görülmediğinden, 02.01.2002 tarih ve 11.02.2002 tarihli reçete bedeli ödenmeyip eczaneye iade edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 07.07.2003 tarihli kurul raporunda, büyüme hormonu eksikliği tedavisinde kullanılan ilacın "hayati önemi haiz" bir ilaç olduğu bildirilmiştir.Bağ-Kur Kanununun Ek 11 ve 12. maddeleri gereğince davacının bakmakla yükümlü olduğu çocuğunun hastalık sigortasından yararlandığından yapılan tedavi giderlerinin Bağ-Kur'ca karşılanması gerekir.Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliğinin 17 ve 18. maddelerine göre hayati önemi haiz oldukları sağlık kurulu raporu ile belgelenen ve hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlardan katılım payı alınmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda "büyüme hormonu eksikliği" hastalığında kullanılan ilacın hayati önemi haiz olduğundan sigortalıya yasaca tanınan tedavi alma hakkının tanınması gerektiği söz götürmez.
Öte yandan Bağ-Kur 28.09.1999 ve 07.11.2000 tarihli raporları uygun görerek bu dönemlerde yazılan büyüme hormonu reçetelerine ait fatura bedellerini ödediğinden 02.01.2002 ve 11.02.2002 tarihli reçete bedellerini de ödemesi gerekir. Kurum bu iki adet reçeteyi ödemeyip eczaneye iade ederken Maliye Bakanlığının Bütçe Uygulama Talimatına dayanmıştır.Bu talimatın davacı yönünden bağlayıcılığı yoktur.Diğer taraftan sigortalı ve hak sahiplerine yasaca tanınan tedavi alma hakkının Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile Türk Eczacılık Birliği arasında imzalanan sözleşme ile ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Mahkemenin ilgili sözleşme ve eki belgeleri celp edip inceleme yaparak yukarıdaki esaslar çerçevesinde karar vermesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy