(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, Hamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hükmün, davacı ve davalılardan Mustafa ile Metin'in avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 24.09.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi Mehmet'in hak sahiplerine kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Tüzel kişiliği olan davalı S.S. Yapı Kooperatifi'nin tasfiye edildiği ve ticaret sicilindeki kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır. Tüzel kişilik ticaret sicilindeki kaydının terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez. Bu itibarla davacı kurum vekiline uygun süre verilerek tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında dava açmasının sağlanması ve dava açıldığı taktirde bu davanın sonucunun beklenmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy