(506 S. K. m. 134) (5521 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 96) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Davacı, H'den tahsilini talep ettiği 3.392.625.706.- Liranın yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, ayrıca hizmet bedeli adı altında kesilen 5.000.000.Liranın da yasal faizleriyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E.P.A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında vefat eden sigortalının kartı ile ATM'lerden çekilen aylıkların ve yatırılan aylıklardan davalı bankaca kesilen hizmet bedellerinin kurumca davalı bankadan tahsiline ilişkindir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.İş mahkemeleri, 5521 Sayılı Kanunla kurulmuş olan istisnai nitelikli özel mahkemelerdir.
Somut olayda mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Dosya kapsamına göre, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü arasında, kurumdan gelir ve aylık alanlara yapılacak ödeme işlemlerinin usul ve esaslarına dair bir protokol imzalandığı ve davalı bankanın protokol hükümlerini yerine getirmediği iddiasıyla doğan alacağın talep edildiği anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Yasanın 134. maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır. Ancak dava esas itibarıyla protokol hükümlerine aykırılıktan kaynaklanmış olup yasal dayanağı Borçlar Kanunu'nun 96 ve devamı maddeleridir. Hal böyle olunca davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan sebeplerle mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy