(506 S. K. m. 26) (4958 S. K. m. 23/C)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 05.01.2001 tarihinde meydana gelen İş kazası sonucu sürekli kısmı iş göremez duruma düşen sigortalıya davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesi kapsamında davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle, davalı işverenin 506 sayılı Kanunun anılan maddesi kapsamında rücu alacağından sorumluluğu ancak işverenin kasdı, işçilerin sağlığını Koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuata aykırı hareketi yada suç sayılır eyleminin varlığı halinde mümkün olup, anılan madde de tahdidi olarak belirtilen işbu sorumluluk koşulları dışında işverenin genel hükümlere göre bu bağlamda kaçınılmazlıktan dolayı sorumluluğundan söz edilemez.
Diğer taraftan; davacı Kurumun 506 Sayılı Kanunun 26. maddesine dayalı rücu hakkının kendine özgü haleflik ilkesine dayanması nedeniyle, sigortalı ya da hak sahiplerince tazmin sorumluları aleyhine açılarak kesinleşmiş tazminat davasında hükme esas kılınan kusur raporu, Kurumun açtığı rücu davasında bağlayıcı nitelik taşımaktadır.
Somut olayda da; sigortalı tarafından davalı işveren aleyhine açılarak kesinleşmiş bulunan tazminat davasında, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi çerçevesinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatı hükümlerinin irdelenmesi suretiyle yöntemince düzenlenen kusur raporunda; Kurumun yetkili müfettişince düzenlenen raporu da teyit eder biçimde, zararlandırıcı sigorta olayının % 100 oranında kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinden bahisle işveren kusursuz bulunmuş; ne ki risk nazariyesine göre tazminatla sorumlu tutulmuştur. Bu yönde; incelemeye konu rücu davasında da, mahkemece, sigorta olayının tamamen kaçınılmazlık sonucu olduğu kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca da; zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde kusuru saptanamayan bir başka anlatımla 506 sayılı Kanunun 26. maddesinde tahdidi olarak öngörülen sorumluluk koşullarından hiçbiri kendisi yönünden gerçekleşmeyen davalı işveren hakkındaki rücu davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması; kabule göre de, 4958 sayılı Kanunun 23/c maddesi hükmü gereğince harçtan bağışıklık sadece Sosyal Sigortalar Kurumu bakımından söz konusu iken kabulüne karar verilen miktar üzerinden davalı işveren aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Başkan Coşkun Erbaş'm muhalefetine karşı; Üye M.Z.Erdoğan, Üye Sami Koçak. Üye Süleyman Caner ve Üye Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 18.10.2004 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy