(1479 S. K. m. 79) (Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliği m. 9)
Davacı, 16 yıl 4 ay 10 tarih sürenin tam olarak sigortalılığına sayılmasına, talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanmasına ve alınan sağlık karnesinin iadesi ile Kurumca tahakkuk ettirilen sağlık giderlerinin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, 20.04.1982-31.12.1986 tarihleri arasında vergi kaydı sebebiyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, 01.01.1992 gününden itibaren kurum tarafından isteğe bağlı sigortalı kabul edilen davacının 01.03.1997-30.03.1997 arası Sosyal Sigortalar Yasası kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmaları sebebiyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığı 01.03.1997 gününden itibaren iptal edildiğinden kurum işleminin iptali ile iptal edilen isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması ile haksız olarak istenen sağlık giderlerinin iptal edilmesine ilişkindir. Mahkeme, davacının 20.04.1982-31.12.1986 tarihleri arasında zorunlu sigortalı, 01.01.1992-01.03.1997 arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü ile toplam hizmet süresinin 9 yıl 10 ay 11 tarih olarak tespitine, kurumun aksine işleminin iptaline, yaşlılık aylığı bağlanmasına ait talebi ise, mevcut hizmet süresi yönünden hak etmediği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ise de; Kurumun talep ettiği sağlık giderlerinin iptali ile sağlık karnesinin iade istemi hakkında olumlu olumsuz bir karar vermemiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılan duruma göre, davacının 20.04.1982 gününde başlayan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.1986 gününde sona erdiği uyuşmazlık konusu değilse de; Sosyal Sigortalar Yasası kapsamındaki 01.03.1997-30.03.1997 arasında geçen zorunlu sigortalılığın sona ermesinden sonra prim ödemesine devam edilmesinin (yazılı talep olmasa bile) isteğe bağlı sigortalılığı devam ettirme iradesi olarak değerlendirilerek isteğe bağlı sigortalılık başvurusu olarak kabulü Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Dairemizin yerleşik inançlarındandır. Yine isteğe bağlı sigortalılıkta ayı içerisinde primi ödenmeyen sürelere ilişkin prim ve her türlü borçların ödenmesi halinde bu sürelerin sigortalık süresi olarak değerlendirilmesinin 1479 S. Yasanın isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 79. maddesi ile Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 9/b maddesi hükmü gereği bulunması karşısında; davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki isteğe bağlı sigortalılık iradesi zorunlu sigortalı çalışmasının sona erdiği 30.03.1997 gününden sonraki ilk prim ödediği 26.06.1997 tarihi ile son prim ödemesi olan 05.10.1999 tarihleri arasında kalan sürenin de 1479 S. Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda davacının borcunun olup olmadığı yöntemince belirlendikten sonra borç varsa ödenmesi için davacıya önel verilmesi ve bu suretle bulunacak toplam prim ödeme tarih sayısı ile aylık bağlama istemine dair sair koşulların irdelenmesi suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan, davacının sağlık giderlerinden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve kendisine sağlık karnesinin verilmesine ait talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy