(506 S. K. m. 6, 85) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 01.02.1982-31.12.1984 ve 07.01.1985-01.05.1985 tarihleri arasında işveren M. K. 'ya ait işyerlerinde fiilen çalıştığının ve isteğe bağlı sigortalı olma hakkını kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı M., İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.1987 gün ve 1987/587-635 sayılı kararı ile boşandıkları eşi M. K.'nın işvereni olduğu 139248.35 sayılı bina inşaatı işyerinden Kuruma bildirilen 01.02.1982-31.12.1984 tarihleri arasında çalışılan 1022 günlük ve 155995.35 sayılı bina inşaatı işyerinden Kuruma bildirilen 07.01.1985-01.05.1985 tarihleri arasında çalışılan 109 günlük primi ödenmiş zorunlu SSK sigortalılığının fiili ve gerçek olduğunun ve 01.01.1991-30.09.2000 tarihleri arasında primi ödenen 3510 günlük isteğe bağlı SSK sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, boşandığı kocasına ait inşaat işyerinden Kuruma bildirilen çalışmaların; muvazaaya dayalı olduğu, fiili ve gerçek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, müteahhitlik yapan boşandığı eşine ait inşaat işyerinde büro işinde çalıştığının tanık anlatımlarından anlaşılmasına, işverenin eski eşi hakkındaki SSK müfettişine verdiği "eski eşinin fiilen çalışmadığını" dair beyanının boşanma nedeni ile aralarındaki husumete dayalı olduğunun anlaşılmasına, davalı Kurumun denetim görevini yerine getirmeksizin davacı adına uzun yıllar ödenen primleri kabul edip nemalandırdıktan ve davacıyı 01.01.1991-30.09.2000 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalısı olarak kabul edip primlerini aldıktan sonra çalışmanın fiili ve gerçek olmadığı gerekçesiyle zorunlu ve isteğe bağlı SSK sigortalılıklarını iptal etmesinin Medeni Kanunun 2. maddesindeki objektif iyiniyet kuralına ve hayatın olağan akışına aykırı bulunmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy