(506 S. K. m. 32, 33)
Dava: Davacı, kızının hastalığı sebebiyle yurt dışına sevkinin sağlanmasına ve bunun reddine ait Kurum kararının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediğinden, duruşma isteğinin bu sebeple reddine karar verildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava sonuç itibarıyla, davacı sigortalı Ahmet Hikmet Köse'nin kızının hastalığı sebebiyle yurt dışına sevkinin sağlanması ve bunun reddine ait Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
Davanın kanuni dayanaklarından bulunan 506 sayılı Yasanın 32. maddesinin (E) fıkrası hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içerisinde en az 300 tarih hastalık sigortası primi ödemiş olması şartıyla, yurt içerisinde tedavisi mümkün olmayıp ancak yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün görülen ve malullük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği Kurum sağlık tesisleri sağlık kurulu raporu ile tesbit edilen sigortalının ve bu raporda belirtilmiş ise beraber gideceği kimsenin yurt dışına gönderilmeleri, yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile bu ülkede kalış ve tedavi masrafları Kurumca karşılanır hükmünü içermektedir.
506 sayılı Yasanın 32. maddesine eklenen (E) fıkrasıyla, iş kazası ve meslek hastalığında olduğu gibi, hastalık halinde de sigortalıya belli koşulların gerçekleşmesi halinde yurt dışında tedavi olanağı sağlanmış olmaktadır. Yasa, yalnızca sigortalıya bu hakkı tanıdığından eş ve çocukların bu haktan yararlanmaları söz konusu olmayacaktır. Eş ve çocuklara sağlık yardımı yapılması aynı Kanunun 35. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddede 33. maddede sayılan yardımlardan yararlanılacağı belirtilmiştir. 33. maddede ise yurt dışında tedavi hususu düzenlenmemiştir. Bu imkan yalnızca sigortalı için 32. maddede düzenlenmiştir. Kanunun bu düzenleme şekli dikkate alındığında, Mahkemenin sigortalının eş ve çocuklarının yurt dışında tedavi yardımlarından istifade edemeyeceklerine dair açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesi yerinde olmadığından, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tümden reddi yerine yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 13.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy