(818 S. K. m. 61, 104) (3095 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.173.338.133 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle davacı sigortalıya davalı Kurumca geç ödenen yaşlılık aylıklarının işlemiş yasal faizinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sebepsiz zenginleşme nedeniyle ortaya çıkan para borçlarında uygulanacak faizin hukuki nitelikçe ana mal faizi (kapital faizi) olmayıp temerrüt faizi türünde bulunması; işlemiş temerrüt faizinin ödenmesinde temerrüt sebebiyle faiz yürütülememesinin Borçlar Kanunu madde 104/III ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 3/1 maddesi hükmü gereği olması; Borçlar Kanunu madde 104/1 'de öngörülen istisnanın anamal faizine ilişkin bulunması; temerrüt faizi bakımından bileşik faiz uygulanmasına dair yasal düzenlemenin Sosyal Sigortalar Kanununda mevcut olmaması karşısında; kabulüne karar verilen tahakkuk etmiş temerrüt faizinin ödenmesinde temerrütten dolayı faize hükmedilmemesi gerekirken yazılı biçimde aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yazılı karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine sözcüklerinin çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy