(6183 S. K. m. 51, 52) (YHGK 18.02.2004 T. 2004/10-104 E. 2004/94 K.)
Dava: Davacı, davalı Kurumca yersiz olarak istenen kanuni faizin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davalı Kurumun ilgili yazısında 11.272.400.000 lira olarak açıklanan kanuni faizin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece gecikme zammı ile asıl borcun icra takibine konu edilmesi halinde, yapılan tebligatta belirtilen miktar toplamının, ödenmesi gereken ve temerrüt olunana asıl borç haline geldiği, anılan miktara ayrıca Borçlar Kanununa göre yasal faiz uygulanması gerektiği, yapılandırmaya ilişkin yazıda faiz tutarının belirtildiği ve buna süresinde itiraz edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gecikme zammı özünde yeterli bir müeyyide ve faiz niteliğindedir. Kaldı ki 6183 sayılı Kanunun 51 ve 52. maddeleri gecikme zammına faiz tahakkuk ettirilmesine cevaz vermediği gibi Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 gün ve 2004/10-104 Esas 2004/94 sayılı kararında da vurgulandığı gibi 506 sayılı Yasanın değişik 80. maddesinde Kurumun prim ve benzeri alacakları için genel kuraldan ayrılan bir temerrüt faizine yer verilerek gecikme zammından söz edilmekte ise de, prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde, Kurumca talep edilecek karşılık, kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen (nitelikli) temerrüt faizinden ibaret olup, genel ilke uyarınca buna ayrıca temerrüt faizi yürütülmesine yasaca olanak bulunmamaktadır. Ne ki, davaya konu kanuni faizin tümüyle ya da kısmen tecil faizi olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Belirtilen maddî ve hukukî olgular gözetilmeden davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy