(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.1990-31.12.1991 tarihleri arasında toplam 720 gün asgari ücretle çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hukuki nitelikçe, davacı sigortalının 01.01.1990-31.12.1991 döneminde davalı işverene ait fırın işyerinde sürekli çalıştığından bahisle bu dönemde Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Davacı sigortalının; dava konusu işyerinde ek işe başlama tarihi 10.07.1988 olup, hizmet cetvelinde işyerinden çıkışı 01.11.1998 olarak bildirilmiş; daha sonra işe giriş bildirgesi düzenlenmeksizin aynı işyerinden 1990 yılı 1. döneminde 120 gün, 2. döneminde 20 gün Kuruma bildirilerek çıkış 20.05.1990 olarak gösterilmiş, nihayet 10.06.1991 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenerek 10.06.1991-01.11.1991 döneminde aylar itibariyle Kuruma kısmen bildirimde bulunularak primleri ödenmiştir.
Öncelikle davacının tespite konu dönem dahilinde olmak üzere işyerinden çıkış tarihleri 1990 yılında 20.05.1990, 1991 yılında 01.11.1991 olarak işverence Kuruma bildirilmişse de, çıkış belgelerinin sigortalı imzasını içermemesi nedeniyle aksinin bir başka anlatımla bu tarihlerden sonraki çalışmanın varlığının bordro tanıklarının anlatımı ile ispatı mümkündür.
Diğer taraftan, sigortalının aynı işyerinde muhtelif tarihlerde işe girişine dair işe giriş bildirgelerinin varlığı; işyerindeki çalışmanın kesintili geçtiğinin karinesi olup, bu yönde, aksinin eş değerde delillerle ispatı gerekmekte ise de; özellikle, 10.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesi içeriğindeki sigortalı imzasının diğerlerine göre farklılığı gözetildiğinde, sigortalı isticvap edilerek bu bildirgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı; inkarı halinde, ehil bilirkişi marifetiyle aidiyet incelemesi yaptırılarak sonuçta imzanın sigortalının elinden çıkmadığının saptanması durumunda, sigortalının tespite konu dönemde işyerinde geçen çalışmasının kesintili olmadığı ve yine bordro tanığı Mehmet Şimşek'in yargılama aşamasındaki anlatımı kapsamında davacının 01.01.1990-31.12.1990 döneminde işyerinde sürekli olarak çalıştığı kabul edilmelidir.
1991 yılına ilişkin istem yönünden ise; işyeri kayıtlarının bu bağlamda ücret bordrolarının mevcut olmadığına ilişkin olgu da gözetildiğinde tespite konu dönemdeki çalışmanın kesintili olmaması durumunda 1991 yılının tüm ayları için, aksi halde ise 10.06.1991 tarihi başlangıç kılınarak ve 10.06.1991-01.11.1991 döneminde aylar itibariyle kısmen bildirim yapılmış bulunduğu da nazara alınmak suretiyle bu dönemde işyerinde sürekli çalışanlar, dönem bordrolarından gerekirse resen saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre ve herhalde Kuruma bildirilerek primi ödenmiş hizmet süreleri de dışlanmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı sigortalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy