(1479 S. K. m. 20, 24)
Davacı, yaşlılık aylığından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Pirimi kesintisinin iptali ile kesilen miktarın kanuni faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, Bağ-Kur yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek Pirimi kesilmesi işleminin iptali ile kesilmiş olan miktarın iadesini istemiştir.
Davacıya 01.12.1987 gününde yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Her ne kadar, vergi kaydının 05.03.1996 tarihin de sona erdiği anlaşılmakta ise de, Limited şirket ortaklığı sebebiyle ticaret oda kaydının 03.05.2000 gününe kadar, Esnaf Sicil kaydının ise 23.06.2003 gününe kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için meslek kuruluş kaydı ile Esnaf Sicil Memurluğu kaydı yeterlidir.
Bu sebeple ticari faaliyetin devamı halinde yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek Pirimi kesintisi işleminin yapılmasına ait 1479 sayılı Yasanın ek 20 maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacının fiilen ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediğinin araştırılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, vergi kaydının 1996 gününde sona erdiğinden bahisle ve soyut tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, 1479 sayılı Yasanın ek 20. maddesinin yürürlüğe girdiği gün olan 08.09.1999 gününden itibaren davacının ticari faaliyetinin devam edip etmediği hususunun emniyet ve zabıta memurluğu aracılığı ile araştırılması, yine ilgili odaya aidat ödemesi olup olmadığının sorulması, tüm belge ve deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy