(6183 S. K. m. 51, 52, 58) (506 S. K. m. 80)
Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalı kurum tarafından prim borcu nedeniyle 31.01.2003 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilen 1.398.000.000.- Lira faiz borcu olmadığının tespiti ile bunun iptal ve terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A.E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 80 ve 6183 Sayılı Kanunun 51-58. maddeleridir.
Mahkemece, gecikme zammı tazminat niteliğinde kabul edilerek, faiz tahakkuk ettirilebileceği vurgulanıp, davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Gecikme zammı özünde yeterli bir müeyyide ve faiz niteliğindedir. Kaldı ki 6183 Sayılı Kanunun 51 ve 52. maddeleri gecikme zammına faiz tahakkuk ettirilmesine cevaz vermediği gibi Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 gün ve 2004/10-104 Esas 2004/94 sayılı kararında vurgulandığı gibi "506 Sayılı Yasanın değişik 80. maddesinde kurumun prim ve benzeri alacakları için genel kuraldan ayrılan bir temerrüt faizine yer verilerek gecikme zammından söz edilmekte ise de, prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde, kurumca talep edilecek karşılık, kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen (nitelikli) temerrüt faizinden ibaret olup genel ilke uyarınca buna ayrıca temerrüt faizi yürütülmesine yasaca olanak bulunmamaktadır."
Belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeden davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy