(506 S. K. Geç. m. 85)
Dava: Davacı, 1996 yılındaki zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının kendisine ait olmadığının tespiti ile iptaline ve isteğe bağlı sigortalılığın geçerli sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosya içeriğinden, 01.06.1995 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığı başlatılan davacının 01.10.1996 - 02.12.1996 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi 62 gün zorunlu sigortalılığının bulunduğu, 11.10.1996 tarihinde yaptığı başvuru üzerine isteğe bağlı sigortalılığının 01.11.1996 tarihinde yeniden başlatıldığı, ancak, bu sigortalılığının sona ermesi için 28.11.1996 tarihinde Kuruma dilekçe verdiği, 23.12.2002 tarihinde yaptığı son başvuru üzerine de 01.01.2003 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılığının yeniden başlatıldığı, tüm dönemi içerecek şekilde isteğe bağlı sigorta primi ödemelerini gösterir hizmet dökümünün getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, Mahkemece, giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olmaması ve bir adet tanık beyanına dayanılarak, 01.10.1996 - 02.12.1996 döneminde kayıtlarda görünen hizmet akdine dayalı çalışmanın davacıya ait olmadığına karar verilmiş ise de; özellikle giriş bildirgesi ile dönem bordrosunun Kuruma verilmesi, eksiksiz prim yatırılması, bildirgede yazılı sigorta sicil numarası ve kimlik bilgilerinin davacıya ait olması karşısında, bu konuda Mahkemece yapılan araştırma yetersizdir. Bu nedenle anılan dönemde işveren konumunda olan kişi ile aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, elde edilecek bu kanıtlar, ilk yargılamada dinlenilen tanık anlatımı ve imza incelemesi dikkate alınarak değerlendirilmeli ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece yapılacak araştırma sonunda çalışmanın fiili olduğunun anlaşılması durumunda; 01.06.1995 - 01.10.1996 dönemindeki isteğe bağlı sigortalılık geçerli ise de; davacının 28.11.1996 tarihli terk istemi ve zorunlu sigortalılığının 02.12.1996 da sona ermesi karşısında; bu tarihten sonrası için 23.12.2002 tarihli başvurusuna kadar prim ödemesi olup olmadığı araştırılmalı, varlığı durumunda bu ödeme isteğe bağlı sigortalılık yönünde irade beyanı olarak kabul edilip ödemeyi izleyen aybaşından itibaren sigortalılığı yeniden başlatılmalı; çalışmanın fiili olmadığının anlaşılması durumunda ise 01.06.1995 tarihinde başlayan isteğe bağlı sigortalılığın 28.11.1996 tarihinde sona erdiği kabul edilmelidir. Diğer taraftan her iki durumda da 506 sayılı Kanuna 4842 sayılı Kanunla eklenen geçici 85. maddede ve 4958 sayılı Kanunda öngörülen sürelerde geçerli isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin prim ödemesinin varlığı da araştırılmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy