(1479 S. K. m. 24, 25, 49, Ek m. 15, Geç. m.18)
Dava: Davacı, Ocak 1985-Eylül 1986 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; Kurum kayıtlarına intikal ettirilmeyen giriş bildirgesinde yer alan 287 250 948 Bağ-Kur numarasına 18.01.1985-07.09.1986 tarihleri arasında primleri ödenen sürenin sigortalılık süresi olarak sayılması talebine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 1479 Sayılı Yasanın 24, 25 ve geçici 18. maddeleridir. Davacı talep konusu dönemde kendi adına bağımsız çalıştığını ve Kuruma sigorta primlerini ödediğini ileri sürmüştür. Geçici 18. Madde de "Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.19824.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49' uncu ve ek 15'inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir." hükmü öngörülmüştür. Buna göre, 1479 sayılı kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kuruma kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalılara vergi kayıtlarını belgelemek kaydıyla sigortalılık süresini değerlendirmek için yeni bir hak tanınmıştır. Davacının 20.04.1982 tarihi itibariyle yasa kapsamında sigortalılık niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, sigortalılık niteliği taşıdığı belirlenir ise, 2654 Sayılı Yasa gereğince sigortalılığının bu tarihten itibaren başladığı kabul edilmeli, ne var ki, istemle de bağlı kalınarak Ocak 1985-Eylül 1986 tarihleri arasındaki dönem zorunlu sigortalı olarak sayılmalıdır. Şayet davacının zorunlu sigortalılık niteliği taşımadığı anlaşılır ise, kayıt ve tescil olmaksızın kendi adına prim yatırma ve Kurumun bu primleri itirazsız olarak kabul etme olgusu tescil olarak nitelendirilmeli ve bu dönem isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy