(1479 S. K. m. 35) (2926 SK Ek m. 3)
Davacı, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün; davacının 1994/3. dönemde 30 günlük zorunlu SSK sigortalılığı ile çakışan 30 günlük Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ile dışlanan 30 günlük süre hariç olmak üzere davacının 01.04.1988-21.11.2003 tarihleri arasına 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur vekilinin, Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin bölümün ONANMASINA,
2- Davalı Bağ-Kur vekilinin, hükmün; davacının 21.11.2003 günlü tahsis talebine istinaden 01.12.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine dair kısmına ilişkin temyiz incelenmesine gelince;
Tahsis talep tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanunun yaşlılık aylığından yararlanma şartları başlıklı 17. maddesinin, 02.08.2003 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 56. maddesiyle iptal edilmiş, dava tarihi itibariyle 28.01.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5073 sayılı 54. maddesiyle 2926 sayılı Kanuna eklenen Ek 3. madde ile 1479 sayılı Kanunun bazı maddelerinin 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağının öngörülmüş olması karşısında 1479 sayılı Kanunun 35. maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır:
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy