(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.02.1997-31.12.2002 tarihleri arasında geçen ve Kuruma noksan bildirilen çalışmaların tespiti ile bu çalışmaların sigortalı hizmetlerden sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalı Vakfa ait işyerinde 01.02.1997-31.12.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde 1998 yılında 55 gün, 1999 yılında 5 gün, 2000 yılında 44 gün, 2001 yılında 92 gün, 2002 yılında 280 gün, toplam 480 gün eksik bildirim yapıldığını iddia etmiştir.
Birden fazla işe giriş bildirgesi kesintili çalışmaya karinedir. Davacının, davalı Vakfa ait işyerinde 01.02.1998, 04.01.1999, 15.11.2000, 18.04.2001, 01.04.2002 tarihlerinde işe girdiğine dair 5 adet işe giriş bildirgesi vardır. Belirtilen işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı davacıdan sorulmalı, kendisine ait olduğu belirtilip hata-hile-ikrah gibi nedenlerle sigortalının iradesinin sakatlanmadığı haller varsa davanın reddine, işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığının yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi veya hata-hile-ikrah gibi iradesinin sakatlanarak alındığının tespit edilmesi halinde, işverenin vakıf olma niteliği dikkate alınarak ücret ödemelerinin kayıtlara bağlı olması gerektiği de gözetilerek kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme sonucu elde edilecek kanaate göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy