(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalıdan rücuan tahsiline ilişkin olup, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 21.06.2004 tarihli hesap raporunda, hak sahibi eşin destek zararının hesabında sigortalının pasif döneminin de tavan hesabına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Ölümle sonuçlanan sigorta olaylarında, hak sahiplerinin destek zararlarında pasif dönemin dahil edilebilmesi için sigortalının sigorta olayı tarihindeki prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi bakımından yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını sağlayıp sağlamadığının ya da sağlayıp sağlayamayacağının belirlenmesi gerekir. Dosya içerisindeki belgelerden hak sahiplerine ( 3 ) dosya kodu ile ödeme yapıldığı ve bu ödeme nedeni ile gelirde indirim yapıldığı anlaşılmakta olup anılan ödemenin yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olup olmadığı araştırılıp, yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olmadığı saptanmadan hak sahibinin maddi zarar hesabına pasif dönemin de dahil edilmesi isabetsizdir. Öte yandan sigortalının hak sahibi karısının yaşı ve çocuk sayısı uyarınca evlenme şansının %7 olduğu gözetilmeksizin, evlenme şansı yönünden indirim yapılmadan; kurumun rücu alacağı tavanının fazla belirlenmesi suretiyle, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy