(2926 S. K. m. 2, 6, 9) (506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, SSK sigortalılığı ile çakışan dönemlerden Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 01.03.1986-30.04.1996 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli sayılmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının, 1986 yılında 138 gün, 1987 yılında 51 gün, 1988 yılında 51 gün, 1989 yılında 34 gün, 1992 yılında 78 gün, 1994 yılında 55 gün ve 1995 yılında 48 günlük Sosyal Sigortalılık süresi dışında 01.03.1986-30.04.1996 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 2926 sayılı Kanunun 2, 6 ve 9. maddeleridir. 2926 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca "Diğer Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar." Öte yandan sigortalılığın sona ermesini düzenleyen Yasanın 6. maddesinde ise, bu gibilerin diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaları halinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmüştür. Ancak anılan yasanın 5. maddesinde yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu, yasanın 9. maddesinde yer alan Kurumun resen tescil yükümü ile birlikte gözetildiğinde, Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü yerindedir.
Öte yandan, 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre sigortalı sayılmanın koşulu, 3. madde hükmünde belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürülmesine bağlı olup davacının; dava konusu dönemde tarımsal faaliyetinin süregeldiği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlenmelidir. Bu yönde, anılan Kanunun 10. maddesi hükmünde, 2926 sayılı Kanuna göre sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde hangi Kurum ve Kuruluşların kayıtlarının esas alınacağının açık olarak belirtildiği hususu göz önünde tutulmalıdır. 01.03.1986 tarihi itibarıyla muhtarlık kaydına dayalı olarak Kayıt ve tescili yapılan, 1986 ile 1996 yılları arasında 455 günlük 506 sayılı Kanuna tabi hizmet süresinin bulunması nedeniyle Bağ-Kur'ca 01.04.1986 tarihinde terk işlemi gerçekleştirilen davacının; Tomarza Ziraat Odası ve Tarım Kredi Kooperatif kayıtları bulunmamaktadır. Yine davacı, davaya konu dönemde zirai kredi kullanmamıştır.
Öte yandan, davacının TİB formunda ilgili muhtarlıkça 01.03.1986-31.03.1996 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunduğu bildirilmişse de, davacının kendi arazisinde mi yoksa kiraladığı bir arazide mi tarımsal faaliyette bulunduğu, hangi ürünleri yetiştirdiği, ne kadar ürün elde ettiği, tarımsal faaliyete ara verip vermediği belirtilmemiştir.
Hal böyle olunca da, davacının; uyuşmazlık konusu dönemde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı, bu bağlamda ne zamandan beri köyde oturduğu, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün alarak nerelere sattığı, ortalama gelirinin ne kadar olduğu hususları; yukarıda açıklanan esaslar da gözetilmek suretiyle yöntemince ve gereğince araştırılmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy