(506 S. K. m. 9, 10, 87) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan C. İnş.Taah. San. Ve Tic.Ltd.Şti. ile M. İnş.Tic. A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı M. İnş. A.Ş. vekili ile davalı C. İnş. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan teselsül hükümleri gereğince tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 10. ve 87. maddesidir.
Dosya içeriğine göre, sigortalının kazanın meydana geldiği 13.03.2000 tarihinde iş yerinde çalışmaya başladığı ve işe giriş bildirgesinin aynı gün işveren tarafından iadeli taahhütlü olarak postaya verildiği anlaşıldığından, inceleme konusu davada 506 sayılı Kanunun 9. ve 10. maddelerinin uygulanma yerinin bulunmadığı yönündeki Mahkeme kabulü yerindedir. Ancak, 2005 yılı için yürürlükte olan asgari ücret tutarının karar tarihi itibarıyla biliniyor olması nedeniyle, bilinen dönemin 31.12.2005 tarihinde sona ereceği varsayımına dayalı yeni bilirkişi raporu alınarak dış tavanın belirlenmesi gerekirken, iskontolu (bilinmeyen) dönemi 01.01.2005 tarihinden itibaren başlatan 06.12.2004 tarihli raporun hükme dayanak kılınıp gerçek zararın eksik hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy