(506 S. K. m. 79) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde asgari ücretle işçi olarak 19 yıl 8 ay süreyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davalı işveren Pınarlı Köyü Tüzel Kişiliği'ne bağımlı bekçi olarak Temmuz 1984 - 19.08.2003 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı ve kesintisiz çalışıldığı iddiasıyla Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Köy ihtiyar kurulunca yapılan toplantı tutanaklarını içeren davalı işverene ait karar defteri, dava konusu dönemde köy ihtiyar kurulu üyesi olarak görev yapan tanıkların ifadeleri, davalı işverene ait iş yerinde katip olarak çalıştığı, dönem bordrosu ile belirlenen tanığın anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, davacının 31.03.1993 tarihi itibarıyla görevine son verilip 08.04.1994 tarihinde yeniden bekçi olarak işe alındığı ve davanın açıldığı 19.08.2003 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesinde ... yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse ... hükmü öngörülmüştür. Davacının 31.03.1993 - 08.04.1994 tarihleri arasında davalı iş yerinde bekçilik yapmadığı belirgin olup, çalışma süresinin 31.03.1993 tarihine kadar gerçekleştiği ileri sürülen döneminin böylelikle kesintiye uğradığı, bu ilk dönem yönünden çalışma belgelerinin işverence Kuruma verilmeyip çalıştığı yönünde Kurumca herhangi bir belirlemenin de bulunmadığı, yasal 5 yıllık hak düşürücü sürenin tamamlandığı 31.12.1998 tarihinden sonra işbu davanın açıldığı anlaşılmış olmakla, anılan dönem yönünden istemin reddi yerindedir. Ancak, 08.04.1994 tarihinden itibaren ara vermeksizin dava tarihine kadar çalıştığı kanıtlanmış olmasına karşın, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu ve özellikle 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrasında yazılı hak düşürücü süre hatalı yorumlanarak yalnızca 01.09.1998 tarihinden itibaren istemin hüküm altına alınması isabetsizdir.
Öte yandan 04.12.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki, müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunucağı yönündeki düzenleme gözetilerek, ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu her bir davalı yararına ayrı avukatlık ücretinin belirlenmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hükmün 1 numaralı paragrafında yer alan 1998 yılı 3. dönemden sözcüklerinin çıkartılarak yerine 08.04.1994 tarihinden sözcüklerinin, 6 numaralı paragrafında yer alan davalı Köy Muhtarlığı vekili lehine Av. As. Üc. Tarifesi uyarınca takdir olunan 350.00 YTL nin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine sözcüklerinin çıkartılarak yerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 350,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşitlikle verilmesine sözcüklerinin yazılmasına, 7 numaralı paragrafın hükümden çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy