(506 S. K. m. 79) (4792 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ödediği 7.155.000.000.-TL.nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, sözleşmeye göre çalıştırılacağı belirtilenden daha az işçilik bildirildiği iddiası ile, davalı Kurum tarafından 1998 yılı 10. ay ila 1999 yılı 6. ayları arasındaki dönem için tahakkuk ettirilen prim borçlarının iptali ile belirtilen prim borcu nedeniyle ödediği 7.155.000.000 TL nin yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davaya konu dönemde davalı kurumun eksik işçilik tespit yetkisinin olmadığı, bu nedenle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kabul kararı verirken dayanak aldığı 4792 sayılı Yasanın 6. maddesinin olayımızda uygulama yeri yoktur. Sigorta müfettişi, sözleşmede 12 kişinin çalıştırılacağına ilişkin hükmü esas alarak bir anlamda 506 sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince fiilen çalışanların eksik bildirildiğini tespit etmiştir. Bu belirleme karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79. maddesidir.
Mahkemece yapılacak iş; söz konusu madde kapsamında uyuşmazlığı ele alıp sözleşme uyarınca çalıştırılması gereken ve Kuruma bildirilmeyen sigortalıların gerçekte bu işyerinde çalışıp çalışmadığını araştırmak ve buna göre dava hakkında bir karar vermekten ibarettir. Kuşkusuz kimlerin ne kadar süreyle çalıştığı ayrı ayrı belirlenmeli, varlığı halinde sömestr tatili süresi de dışlanarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy