(2926 S. K. m. 22, 36, Ek. m. 1)
Dava: Davacı, murisi Osman Ö.'in 01.04.1994-01.04.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile kendisine ölüm aylığı bağlanmasına ve cenaze yardımı yapılıp sağlık karnesi verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, kocası Osman Ö.'in 01.04.1994 tarihinden, öldüğü 01.04.2004 tarihine kadar süren tarımsal faaliyeti nedeniyle kendisinden 2926 sayılı Kanunun 36. maddesi gereğince teslim ettiği ürün bedeli üzerinden prim tevkifatı yapıldığını; fakat davalı Kurumun primleri kabul etmesine rağmen, bu dönemde kocasını sigortalı saymadığını, Kurum işleminin iptali ile, kocası Osman Ö.'in 01.04.1994-01.04.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, müracaatı halinde ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin saptanmasına, cenaze yardımı yapılmasına ve sağlık karnesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin, ilk prim kesintisinin yapıldığı 30.04.1994 tarihini takip eden aybaşından (01.05.1994) itibaren davacının murisi Osman Ö.'i Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul etmesi gerekirken, sigortalılığını 01.05.1995 tarihinden itibaren başlatması isabetli görülmemiştir. Davacı, müracaattı halinde ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, cenaze yardımı yapılmasına ve sağlık karnesi verilmesini talep ettiği halde, bu konularda mahkeme yeterli inceleme yapmamıştır.
Özellikle, 2926 sayılı Kanuna göre ölüm aylığı bağlanması için gerekli yasal koşulları yerine getirip getirmediği incelenmemiştir. Murisin Kuruma prim borcu yoksa ve sair koşullarda gerçekleşmiş ise anılan talebin kabulü gerekir, bu bağlamda prim borcu olduğu tespit edilse dahi; davacıya prim borcunu ödemek üzere mehil verilerek, ödemeyi takip eden aybaşından itibaren de davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespiti şeklinde karar verilmemesi isabetsiz görülmüştür. Öte yandan, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 2926 sayılı Kanunun Ek-1 maddesinde yapılan değişiklikle bu yasaya göre ölüm aylığı alanların, sağlık sigortası yardımlarından yararlanacakları öngörüldüğü halde, sağlık karnesi verilmesine ilişkin talebin bu yasa hükmü ışığı altında değerlendirilmemesi de, yasaya aykırı bulunmuştur. Yine, dava dilekçesinde cenaze yardımı yapılması talep edildiği halde, 2926 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi ve ayrıca davanın bir kısmının reddi nedeniyle davalıya vekalet ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş; bu nedenlerle, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy