(1479 S. K. m. 17, 18, Ek m. 18) (818 S. K. m. 101)
Dava: Davacı, ödenmeyen 6837.60 Euro tutarındaki ilaç bedelinin fiili ödeme günündeki karşılığı olacak Türk Parasının 18.05.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
İnceleme konusu karar; Bağ-Kur sigortalısı için, kanser hastalığının tedavisi nedeniyle İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünün 27.06.2003 tarihli sağlık Kurulu raporu ile kullanılması uygun görülen ve yurtiçinde mevcut olmaması nedeniyle Sağlık Bakanlığının onayı ile yurtdışından getirtilerek tedavide kullanılan E. adlı ilacın bedelinin ödetilmesine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasanın Ek 18. maddesi hükmüne göre sağlık sigortası yardımlarının şekil ve şartları, başvurma usul ve esasları, tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması yönetmelikle düzenlenir. Yasa gereği çıkarılan sağlık sigortası yardımları yönetmeliğinin ilaçların temin edilmesi ve bedellerinin ödenmesi ile bedeline iştirak edilmeyecek ilaçlar hakkındaki 17 ve 18. maddelerine göre hayati önemi haiz oldukları sağlık kurulu raporu ile belgelenen ve hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlardan katılım payı alınmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda kanser hastalığında kullanılan ilacın hayati önemi haiz olduğundan sigortalıya yasaca tanınan tedavi alma hakkının tanınması gerektiği tartışmasızdır. Mahkemenin, ilaç bedelinin ödenmesine dair kabulü yerinde ise de; kullanılan ilaç bedelinden %20 oranında katkı payının alınmaması gerekeceği gözetilmeden katkı payının alınacağı kabul edilerek eksik alacağa hükmedilmiş olması isabetsizdir.
Tahsiline karar verilen alacak için, Borçlar Kanununun 101. maddesi uyarınca; gerekli belgeler de eklenerek tedavi ve iyileştirme giderlerinin ödenmesi için başvuruda bulunulduğu tarihte Kurumun temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafından Kuruma yapılan başvurunun tarihi araştırılmadan dava tarihinin faiz başlangıcı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy