(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 07.09.1979-05.11.1980 tarihleri arasında davalı Belediye Başkanlığı nezdinde geçen sigortalı çalışmalarının tespiti ile ödenmeyen sigorta primlerinin cezalı olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı sigortalı, davalı Belediye Başkanlığı'na ait işyerinde, 07.09.1979-05.11.1980, 11.08.1983- devam şeklinde çalıştığını, ilk dönem çalışmalarının Kuruma bildirilmediğinden bahisle 07.09.1979-05.11.1980 tarihleri arasındaki çalışmanın tespitini talep etmiş olup; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. Maddesi olup, Yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ispatlayabilirler.
Somut olayda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre 11.08.1983 günlü işe giriş bildirgesinin davalı Belediye Başkanlığı işyerinden Kuruma 26.08.1983 tarihinde verildiği, davaya konu çalışmasıyla ilgili bir belgenin olmadığı, tespite konu ilk dönem çalışmasının bittiği 1980 yılı sonundan davanın açıldığı 23.11.2004 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; işyerinin kamu kuruluşuna ait olması itibariyle, Kamu Kurumları ve Mahalli İdarelerine ait işyerlerinde geçen çalışmalara özgü olmak üzere, bu işyerlerinde geçen çalışmalarda; ücret bordrolarında primler kesildiği halde Kuruma bildirim yapılmamış ya da primler ödenmemişse artık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca; sigortalının şahsi sicil dosyası celbedilmeli, davalı işyerinden belirtilen yöndeki resmi kayıtlar ve özellikle ücret bordroları asılları getirtilerek, davacının çalışmaları ve bu çalışmalara ait sigorta primlerinin ücretlerinden kesilip kesilmediği araştırılmalı, davada hak düşürücü sürenin geçip geçmediği tartışılmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy