(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan E. N. Gıda tarım Hayvancılık Ltd. Şti. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Somut olayda sigortalı, Y. Dönmez idaresindeki otobüsle seyri sırasında karşı yönden gelip önüne çıkan sürücü R. idaresindeki kamyonla kendi şeridinde çarpışması sonucu sigortalı da dahil birkaç kişinin yaralanması şeklinde meydana gelen kaza sonucunda ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile, R. Gündüz 8/8 kusurlu bulunmuş, iş bu dosyada alınan kusur raporunda ise; davalı R. Gündüz %50, diğer davalı şirket %50 kusurlu bulunmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 26. maddenin 2.fıkrasında kasıt veya kusuru yüzünden sorumluluğu söz konusu olan 3.kişiyi çalıştıranların ancak olayda kusurlarının varlığının tespiti halinde kendilerine rücu edilebileceği hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda kazaya sebep olan davalı R.'ı çalıştıran davalı şirketin olayın meydana gelmesinde kusurlu olup olmaması önem taşımaktadır. Ceza dosyasındaki Adli Tıp Kurumu raporu ile hükme dayanak yapılan rapor birbiri ile çelişkili olduğu gibi davalı şirketin olayda kusurlu olup olmadığı raporda yeterince belirlenmemiştir. Kusur oranlarının saptanmasında, ihlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin de neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde, kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır.
Sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda ve trafik konusunda uzman oldukları belirlenen işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı kişilerden, belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak; olayın oluşuna ve mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlettirilecek kusur raporuna göre hüküm kurmak gerekirken, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy