(1086 S. K. m. 388, 389) (506 S. K. m. 58, 60)
Dava: Aylık kesme işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına ve ödenmemiş aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline davasının bozmaya uyarak yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av.N. Ö. ile karşı taraf adına Av.M. Ö. Geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 18.8.1992-Ekim 2003 tarihleri arasındaki dönemde ödenen maluliyet aylıklarının iadesi istemiyle yaratılan sataşmanın önlenmesi, yaşlılık aylığı bağlanma tarihine kadar ki sürede ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesi istemli davanın yargılaması sürecinde davanın reddi yönündeki ilk kararın, " 506 sayılı Yasanın 58. maddesi... malullük aylığı almakta iken sigortalı konumda çalışmaya başlayan ve çalışması yöntemince kuruma bildirilen davacı hakkında yapılması gereken işlemin ne olduğu madde içeriğinde açıkça belirtilmiştir. Davalı Kurumun çalışmaya başlama ve son verme tarihlerine göre anılan madde doğrultusunda işlem yaparak, aylık koşullarını inceleyip karar vermek yasal yükümüne uymayarak, Ekim 2003 tarihi itibariyle ve 18.8.1992 tarihinden itibaren ödenen tüm aylıkların yasal faiziyle istirdadına yönelmesi, sosyal hukuk devleti yapılanması içerisinde Sosyal Sigortalar Kurumu'na yüklenen görevle bağdaşmadığı gibi, fiilen çalışılan dönem dışındaki sürelere ilişkin aylıkların böylesi bir işlemle geri istenmesine, yasanın açık düzenlemesi karşısında olanak da yoktur." gerekçesiyle bozulması üzerine sürdürülen yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüyle, "...Davacıya 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca 1.7.1982 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği..." tespitini de içerir şekilde karar verilmiştir.
Temyiz incelemesine konu kararın, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388 ve 389. maddelerinde tanımlanan unsurları taşır şekilde, "iki tarafa tahmil ve bahşedilen haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." düzenlemesi gözetilmeksizin, infazda tereddüde yol açacak şekilde verilmiş olması yanında; sigortalının iadeyle yükümlü tutulabileceği miktar ve iyi niyetinin tespitinde gözetilmesi gereken unsurlar arasında davacı tarafından dile getirilen ve bozma ilamında da "...davacı vekilinin, başından beri yaşlılık aylığı koşullarının bulunduğu iddiasının gerçekliğinin anlaşılması halinde, davacının yasaya uygun şekilde yapılacak uyarı üzerine bu hakkından yararlanıp çalışmasını destek primi ödemek suretiyle sürdürmesi..." durumunun da olasılık dahilinde olabileceği konusuna, sigortalının iadeyle yükümlü tutulabileceği miktarın tespitindeki ölçütler arasında yer verilebileceği gerekçesiyle değinildiği halde; anılan tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanması konusunda herhangi bir istemi bulunmadığı gibi, dosya içeriğindeki 02.6.2005 tarihli, 434401 sayılı Kurum yazısında yer alan "Sigortalının 506 sayılı yasanın 60. maddesinde belirtilen şartların hiçbirini yerine getirmediğinden malullük aylığı bağlandığı tarihte yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmamıştır." bilgisi dahi gözetilmeden ve 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi koşullarının davacı yönünden ne şekilde gerçekleştiği konusunda açıklama yapılmaksızın, soyut yaklaşımla ve uyulan bozma ilamı gereklerine uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya, davalı avukatı yararına taktir edilen 400.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy