(506 S. K. m. 80) (818 S. K. m. 125, 128, 132) (6183 S. K. m. 51, 102)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; davacı şirket aleyhine açılan ve 09.06.2003 tarihinde onanarak kesinleşen Mersin İş Mahkemesinin 1999/817 Esas 2002/987 Karar numaralı tespit kararı ile tespitine karar verilen 01.09.1994-31.12.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim borcu için tebliğ edilen ödeme emrinin iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davaya konu ödeme emrine itirazında zamanaşımı definde bulunduğuna göre, bu yönde; 506 Sayılı Kanunun 80'nci maddesinde 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içersinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekir. 3917 Sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik, aynı Kanunun 8. maddesi hükmüne göre, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, zamanaşımı süresi bakımından; 3917 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden önceye ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Sigortalar Kurumunun alacak hakkı, Borçlar Kanunu madde 125'de öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Giderek zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanununun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanununun 132 ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 3917 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden aynı maddede 5198 sayılı Kanunun 11. maddesi hükmüyle yapılan ve Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi yanında 102. maddesinin de uygulanmayacağına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihine kadar ki döneme ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden ise; 6183 Sayılı Kanunun zamanaşımı konusunu düzenleyen 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde; 102. madde hükmüne göre, zamanaşımı süresi; 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başıdır. Dava konusu olayda; yukarıda öngörülen esaslar çerçevesinde ödeme emrine konu primler, 3917 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden sonra ve 5198 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden önceki döneme ilişkin olup, 6183 Sayılı Kanunun 102. maddesi ve devamındaki hükümler uygulanacaktır. Bu yönde, ödeme emrine konu primlerin 01.09.1994-31.12.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu ve yine 506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmü kapsamında, işverenlerce işe aldığı sigortalılara ilişkin prim borcunun en geç ertesi ayın sonuna kadar ödenmesi gerektiği hususu da gözetilerek yukarıda öngörülen esaslar çerçevesinde yapılacak irdeleme sonucunda davaya konu primlerden zamanaşımına uğrayan bölümleri saptanarak, zamanaşımına uğramış alacak miktarı kadar ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy