(506 S. K. m. 80) (818 S. K. m. 104) (6183 S. K. m. 47, 103) (YHGK. 18.02.2004 T. 2004/10-104 E. 2004/94 K.)
Dava: Davacı, 2.085.980.000 lira bakiye alacak ve 308.000.000 lira takip masrafının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Müfit Dikmen, D. Bilgi Hasoğlu, Bülent Öztürkmen, Gülten Aytekin ve Sümer Tont Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalıların üst düzey yöneticileri olduğu şirketin prim borcundan dolayı yapılan icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emri prim, gecikme zammı, yasal faiz ve masraflar olmak üzere 23.173.436.000 liraya ilişkin olup; 21.236.846.000 lirası ödenmiş, Kurum bakiye 2.085.980.000 lira alacak için iş bu davayı açmıştır.
Davalılar, alacağın zamanaşımına uğradığına dair itirazda bulunmuş iseler de; itirazları, 6183 Sayılı Yasanın 103. maddesi hükmü nedeniyle yerinde görülmemiştir.
506 Sayılı Yasanın 80. maddesinde öngörülen prim ve diğer Kurum alacaklarının (4447 Sayılı Kanunun işsizlik sigortasına ilişkin 49/5. maddesi kapsamında işsizlik sigortası primlerinin de) süresinde ödenmemesi halinde tahakkuk ettirilen gecikme zammı; prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde Kurumca talep edilecek kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen nitelikli temerrüt faizidir. (Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 tarih ve 2004/104-94 sayılı kararı) Hal böyle olunca da; Borçlar Kanununu 104/son maddesi hükmünde ifadesini bulan geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemeyeceği ilkesine uygun olarak gecikme zammına faiz yürütülmemesi gerekir. Bu durumda, prim borcuna, ödeme tarihine kadar gecikme zammı uygulanmalı, yapılan ödeme 6183 Sayılı Yasanın 47. madde hükmü de gözetilmek suretiyle mahsup edildikten sonra Kurumun bakiye prim ve gecikme zammı borcunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, alacağın mahiyeti tespit olunduktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy