(1086 S. K. m. 237) (3201 S. K. m. 3, 6)
Dava: Davacı, yersiz olarak ödenen yaşlılık aylıkları toplamı 7.227.554.219 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 3201 sayılı yasanın 3. ve 6. maddeleri olup, Mahkemece kesin hüküm varlığından bahisle önceki Kütahya İş Mahkemesinin 09.09.2004 tarih 2004/388-217 sayılı kararına dayanarak hüküm kurmuştur. Anılan dosyada davacı Dursun Başkal kendisine 01.11.1993 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, bağlanan bu aylığın Almanya'da 07.10.1968-31.05.1994 tarihleri arasında çalıştığı, 31.08.1985-31.05.1994 tarihleri arasında işsizlik sigortası yardımı aldığının belirlenmesi nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edildiğinden, kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Bu davada ise, davacı Kurum fuzulen ödenen 7.227.554.219 liranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline istemiştir.
Öncelikte maddi anlamda kesin hükümden söz edilebilmesi için; eski dava ile yeni davanın tarafları, dava sebepleri ve müddeabihlerinin aynı olması gerekir. Somut olayda, her iki davanın tarafları aynı da olsa olsun, müddeahbihleri ve dava sebeplerinin farklı olması nedeniyle kesin yargı hükümleri çerçevesinde Kurum işleminin iptaline dair davanın iş bu istirdat davasında bağlayıcılığından söz edilemez.
Hal böyle olunca davacı Kurum 18.01.2002 tarihine kadar ödediği aylıkların iadesini talep etmekte ise de, geçerliliğini koruyan borçlanma karşısında davalıdan sadece yurtdışında çalıştığı veya çalıştığı gibi kabul edilen işsizlik sigortası yardımı aldığı süreye isabet eden aylıkların istirdadının mümkün bulunduğu gözetilerek mahkemenin bu süre ile sınırlı olarak davanın kabulüne, bunun dışında kalan miktar yönünden ise reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açılanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy