(506 S. K. m. 10, 26, 109)
Dava: İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde tararlar Avukatlarınca istenilmesi ve davalı tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.11.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av. Zümray Ö. geldi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Davalı tarafından yüklenilen belediye misafirhanesinin yapımı sırasında, merdivenden düşerek sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddeleri uyarınca tazminine ilişkin davanın yargılaması sürecinde, davalı tarafından husumet itirazı dile getirilerek, inşaatın 27.6.2000 tarihli encümen kararıyla kendisine verilmesine karşın, 02.6.2000 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle sorumluluğu yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı dile getirilmiş ve konuya ilişkin encümen kararı dosyaya sunulmuştur.
Davalının husumet itirazına dayanak belediye kayıtları ile, sigortalı ifadesi ve müfettiş tespitleri arasındaki çelişki gözetilerek, kaza tarihi itibariyle inşaatın sorumluluğunun ve işveren sıfatının kimde olduğunun inşaatın başlangıcına ilişkin tüm kayıtlar, olay nedeniyle yürütülmüş hazırlık soruşturması ve ceza kovuşturması belgeleri, tarafların sunduğu tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilerek, çelişkinin giderilmesi ve davalının işveren sıfatıyla sorumluluk koşullarının açıkça ortaya konulması gereğinin gözetilmemiş olması,
Dosya kapsamında bulunan gelir bağlama kararında, sigortalıda oluşan % 54 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından kontrol muayene kaydının yer alması, giderek bu durumun gerek rücu alacağı, gerekse tavanı oluşturan miktara doğrudan etkili bulunmasına karşın, sonucu araştırılarak, sigortalının kesinleşen meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi; davalının, sürekli işgöremezlik oranına ilişkin itirazını bu oran yönünden de sürdürmesi halinde, 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak, sigortalının tedavisine ilişkin belgeler tüm içerikleriyle getirtilip, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan itiraz doğrultusunda rapor alınması, anılan kurul tarafından verilen raporun davacı Kurum açısından bağlayıcı olmasına karşın davalının bu rapora da itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, itirazı halinde Adli Tıp Kurumu veya tıp fakültelerinin konuya ilişkin anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullardan rapor alınmak suretiyle, uğradığı iş kazasına bağlı olarak sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının kesin biçimde belirlenmesi gereği ve oluşacak farklılığın peşin değerli gelir ile gerçek zarar tavan değerine etkisi üzerinde durulmamış olması,
3- Hükme dayanak alının gerçek zarar tavan hesabına ilişkin raporda, sürekli işgöremezlik oranı gözetilerek yaşlılık devresi için tavan hesabı yapılmayacağının belirtilmesine karşın 1942 doğumlu olup olay tarihinde 58 yaşında olan sigortalı için 2007 yılına dek tavan zarar hesabı yapılmış olması; ayrıca sigortalının emekli olduğu yönündeki iddia ve sürekli işgöremezlik oranı yönünden yukarıda belirtilen yöntem uyarınca yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacak duruma göre, meslekte kazanma güç kaybı oranın 2/3 oranından az olması halinde, 60 yaşından sonraki pasif dönem olarak nitelenen yaşam süresi için gerçek zarar tavan hesabı yapılmaması gereğinin göz ardı edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı Avukatı yararına takdir edilen 400.00. YTL duruşma avukatlık parasının davalıya, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy