(1479 S. K. m. 63) (818 S. K. m. 43, 44)
Davacı, ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davacı Avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; A. Ş. tarafından 25.11.1991 tarihinde öldürülen Bağ-Kur sigortalısı H. T.'nin hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle uğranılan 12.861.096.379 lira Kurum zararının 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, Mahkemece; sigortalının 2/3, sigortalıyı öldüren A. Ş.'nin 1/3 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek maddi zarar (Tavan) hesabının yapıldığı 18.12.2004 günlü hesap raporu hükme dayanak yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sanık A. Ş.'nin, maktul H. T.'yi öldürmek suçundan eylemine uyan TCK.nun 450/5, 51/2 ve 59/2. maddeleri uyarınca 20 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı ve sanık hakkında TCK.nun 51/2. maddesi uyarınca cezasından 2/3 oranında indirim yapıldığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.1993 gün ve 1999/130-138 sayılı kararından açıkça anlaşıldığından, davalının zararlandırıcı sigorta olayında 1/3 oranında kusurlu kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi, ilk peşin değerli gelirlerin tahsilini öngörmekte olup, anılan yasa maddesi uyarınca davacı Kurumun rücu hakkı; yasadan doğan kendine özgü ve bağımsız rücu hakkı niteliğinde olup, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri çerçevesinde 1/3 kusura isabet eden ilk peşin değerli gelirin hüküm altına alınması gerekirken, gereksiz yere maddi zarar (Tavan) hesabı yaptırılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy