(506 S. K. ek m. 24)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı vekili; müvekkili 80 sayılı K. Tarım Kredi Kooperatifi ile 1632 sayılı H. Tarım Kredi Kooperatifinin 1984 yılında birleştirildiğini, 1994 yılında tüzel kişiliği sona eren kooperatiften dolayı sosyal yardım zammı borcu çıkartıldığını, K. İl Müdürlüğünce gönderilen 16.06.1999 gün ve 046298 sayılı ödeme emrine konu borcun zaman aşımı nedeniyle ve yerinde olmadığından iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar vermiştir.Ancak, verilen karar eksik incelemeye dayanmaktadır. Şöyle ki; mahkeme iki bilirkişi raporu almış; ilk raporda, Kurumun işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı söylendiği halde, ikinci raporda, Kurumun işlemlerinin yasal olmadığı ve ödeme emrinin iptali gerekeceği sonucuna varılmıştır:Mahkeme, bu son raporu hükme esas alarak, davanın kabulüne karar vermiştir.İki rapor arasındaki çelişkiyi gidermeden verilen kararda bu nedenle isabet görülmemiştir.
Davacı 80 sayılı K. Tarım Kredi Kooperatifi Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan bir kuruluş olduğundan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun ek 24'ncü maddesinde belirtilen sosyal yardım zammı yükümlüsü kuruluşlardan olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.Zira, 506 sayılı Kanunun ek 24. maddesinin 24/L fıkrasında; "Genel ve Katma Bütçeli İdareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine göre malullük, yaşlılık veya ölüm aylığı bağlanan kişilere ödenen sosyal yardım zamları, Kurumca yazılı olarak istenmesi üzerine, bu kuruluşlar tarafından en çok iki ay içinde Kuruma ödenir" denilmektedir. Adı geçen fıkrada kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan kuruluşların sosyal yardım zammı yükümlüsü oldukları açıkça belirtilmiştir. Bu kuruluşların sermayelerinin Devlete ait olup-olmadığı gerekli görülmemiştir.Sadece kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş olmaları yeterli sayılmıştır. Davacı kooperatifin, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulduğu açıktır.
Bu itibarla 506 sayılı Kanunun ek 24/L fıkrasında sayılan ve sosyal yardım zammı yükümlüsü kuruluşlardan olduğu davacının apaçık ortadadır.Bu davada mahkemenin çözmesi gereken sorun şudur:1632 sayılı Hisarcık Tarım Kredi Kooperatifinin tüzel kişiliği hangi tarihte sona ermiştir.Davacı kooperatifle birleşme ne zaman gerçekleşmiştir.Bu konularda Mahkemece Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği K. Bölge Müdürlüğünden gerekli bilgileri alıp, dosyaya aktarmak gerekmektedir.Öte yandan, 1632 sayılı H. Tarım Kredi Kooperatifinden emekli olanların kimler olduğu ve hangi tarihte emekli oldukları araştırılmalıdır. Yine, davacı kooperatiften emekli olmuş kişilerin kimler oldukları ve emeklilik tarihleri belirlenmelidir. Bu tespitlerden sonra 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 1'nci maddesi uyarınca, S.S. Kurumu K. il Müdürlüğünce 06.04.1995 tarihinde istenen ve davacı tarafından 24.04.1995 tarihinde ödenen 51.199.914 lirası sosyal yardım zammı borcunun 1632 sayılı Tarım Kredi Kooperatifinde çalışan ve oradan emekli olan iki sigortalıya ait olup-olmadığı tespit edilmelidir.
Ayrıca, her iki kooperatiften emekli olanların sayılan ve emeklilik tarihleri gözetilerek 506 sayılı Kanunun Ek 24'ncü maddesine 3395 sayılı Kanun 15'nci maddesiyle eklenen ve 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren ( L ) fıkrasına hükmüne göre, 09.07.1987 tarihinden itibaren emekli olan sigortalılar ödenecek sosyal yardım zammı miktarları ile davacı kooperatifin dosyada mevcut sosyal yardım zammı ödeme belgeleri karşılaştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy