(1479 S. K. m. 24, Ek Geç. m. 13) (YHGK 26.05.2004 T. 2004/10-317 E. 2004/317 K.)
Dava: Davacı, Bağ-Kur'a kayıt tarihinin 22.04.1982 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, hukuki nitelikçe; davacının 20.04.1982 ile 20.10.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
20.04.1982 ve 22.03.1985 tarihlerinde yapılan değişiklikler; değişiklikten önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılıklarına son vermediğinden, değişikliklerin yürürlüğe girdiği 20.04.1982 tarihinden önce meslek odası kayıtlarına göre zorunlu sigortalılık niteliğini kazanmış sigortalıların sigortalılık niteliklerini kaybetmeyeceğinin kabulü ile 20.04.1982 ve 22.03.1985 tarihlerinden sonra Bağ-Kur'a yeni kayıt ve tescil edilecekler için söz konusu kanunlarla getirilen değişiklikler uygulanmalıdır. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça olanak bulunmadığı ortadadır.
Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler başlıklı ek geçici 13. madde hükmünde; sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Yasanın tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin, 2654 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 20.04.1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüştür. Anılan madde, sigortalılık niteliğinin edinilmesi yönünden değil, sadece sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlayacağı tarih yönünden norm içermekte olup, sigortalılık niteliği yönünden yapılacak değerlendirmeler ise, sigortalılığa esas alınacak kayıt ve/veya çalışma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre yapılacaktır. (HGK. nun 26.05.2004 T. 2004/317-317 sayılı kararı)
Somut olayda; davacıya ait Ankara Berberler Odası kaydının, 08.05.1977 tarihinde başlayarak dava konusu dönemi kapsar şekilde kesintisiz devam etmiş bulunması karşısında; davacının meslek kuruluşuna kayıt tarihinde 1479 sayılı Kanunun 24. maddesinin ilk şeklinin yürürlükte bulunması itibariyle, sigortalılık niteliğinin varlığı sorunu da anılan düzenleme çerçevesinde çözümlenmeli, bu yönde davacının; oda kaydının mevcut olduğu niza konusu bu dönemde kendi nam ve bağımsız çalışmasının varlığı halinde sigortalılık niteliğini taşıdığının kabulü ile dava konusu tarihler arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy