(1479 S. K. m. 24, 79)
Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 31.12.1982-31.08.1999 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ve 20.04.1982 tarihinden başlayarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta haklarının tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hukuki nitelikçe davacının 01.01.1983-14.05.1998 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesine tabi sigortalılığın geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1479 Sayılı Kanun'un 20.04.1982 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24. maddesi hükmüne göre; bir kimsenin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılabilmesi için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olması, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı bulunması gerekir. Yine, aynı maddede, 20.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile, bu kapsam daha da genişletilerek kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olanların meslek kuruluşuna veya esnaf siciline kayıtlı bulunanların zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; vergi kaydına dayanılarak 26.07.1997 tarihli Bağ-Kur'a giriş bildirgesine göre kayıt ve tescili yapılan ve 20.04.1982-31.12.1982 tarihleri arasında vergi kaydı nedeniyle nizasız zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı bulunan davacının davaya konu 01.01.1983-14.05.1998 döneminde kendi nam ve hesabına bağımsız (eylemli) çalışması bulunmadığı o nedenle de eylemli çalışmaya dayalı biçimde vergi, meslek kuruluş ve esnaf sicili kaydı bulunmadığından anılan dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması mümkün değildir.
Diğer taraftan 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesi hükmüne göre isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için; kuruma yazılı başvurunun, ya da, isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup, davacının 01.01.1983-30.06.1997 tarihleri arasındaki dönemde yazılı talebi veya isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesi olmadığından belirtilen sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinden söz edilemez.
Yine, Kurumun hatalı işlemi ile 30.06.1997 ve sonrasında geriye yönelik olarak prim tahsil etmesinin sigortalı niteliğini taşımadığı süreler yönünden davacı yararına hak kazandırmayacağı açıktır.
Mahkemece, ödenen primler öncelikle 20.04.1982-31.12.1982 tarihleri arasındaki prim ve gecikme zamlarına yönelik ödeme sayıldıktan sonra artan kısmın ödemenin yapıldığı tarihten sonraki dönemlerde isteğe bağlı sigortalı primlerini karşıladığı sürelerle sınırlı olarak isteğe bağlı Bağ-Kur'lu olarak kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tümden kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itizarları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy