(506 S. K. m. 42)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2.295.547.200.-lira hastane masrafının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; geçindirmekle yükümlülük koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle anne ve babaya 15.01.1999-11.12.2002 döneminde yapılan ilaç ve tedavi gideri bedelinin, 01.04.1994 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanan davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 42.maddesidir. Anılan madde içeriğinde geçindirmekle yükümlülük halinin nicelik ve ölçüsü belirtilmemiştir. Birçok Yargıtay kararında ifade edildiği gibi; sigortalının anne ve babaya sürekli düzenli ve günlük gereksinimlerini karşılayacak düzeyde yardım yapması, anne ve babanın da mali durumları itibariyle sigortalının bu yardımlarına gereksinim duymaları, başka bir anlatımla anne ve babanın, sigortalıdan yardım görmedikleri taktirde vasat düzeyde ekonomik yaşamlarını sürdürmelerinin imkansız olması halinde geçindirme koşulu gerçekleşmiş sayılacaktır.
Somut olayda; davalının, anne ve babasından ayrı yaşadığı, anne ve babanın köyde kendi evlerinde oturup geçimlerini arazilerinin geliri ile sağladığı, davalının evli ve üç çocuklu bulunduğu çocuklardan ikisinin evli olduğu ve kendisinin başka bir gelirinin bulunmadığı anlaşılmakta ise de, tanıklar anne ve babanın geçimlerinin davalı ve diğer erkek kardeşler tarafından sağlandığını, yıllık icar bedelinin 550.000.000-600.000.000.-lira olduğunu, her hafta Pazar alışverişlerinin davalı tarafından görülüp köye gönderildiğini beyan etmişlerdir. Annenin 1928, babanın 1341 doğumlu bulunmalarına, miktar olarak aksi kanıtlanmayan yıllık icar gelirinin aya tekabül eden tutarına, haftalık Pazar alışverişlerinin sürekli ve düzenli olarak davalı tarafından karşılanmasına göre geçindirmekle yükümlülük koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında 506 sayılı yasanın 42. maddesinin öngördüğü koşulun gerçekleştiği kabul edilip, Kurumun açtığı istirdat davasının reddi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy